YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1609
KARAR NO : 2023/4670
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.05.2014 tarihli ve 2013/33 Esas, 2014/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.05.2014 tarihli ve 2013/33 Esas, 2014/101 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.10.2016 tarihli ve 2015/3657 Esas, 2016/3576 sayılı kararı ile suç vasfının kasten öldürme olduğu ve haksız tahrikin derecesi yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.02.2017 tarihli ve 288062 sayılı itirazname ile;”…Sanığın eylemi TCK’nın 81. maddesindeki kasten öldürme suçunu değil, TCK’nın 87/4. maddesindeki kasten yaralama sonucu ölüm suçunu oluşturduğundan, hükmün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu,” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2022 tarihli ve 2017/1-565 Esas, 2022/100 Karar sayılı kararı ile, Başsavcılığın itirazının kabulüne karar vererek dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermiştir.
5. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/369 Karar sayılı ilamı ile sanığın kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, suç vasfının kasten öldürme olduğuna, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, eksik ceza tayinine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, üst sınırdan ceza tayinine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın … ilinin … ilçesinde bulunan … isimli iş yerinde giriş kontrol görevlisi olarak çalıştığı, diskoya girmek isteyenlerden giriş ücreti alıp bilet kestiği, olay gecesi maktul …’ın kız arkadaşları ile birlikte sanığın çalıştığı … ’ya gittikleri, sanığın maktulden giriş için belirlenen 15 TL bilet ücretini talep ettiği, maktulün giriş ücretini vermek istememesi üzerine sanık ile maktul arasında tartışma çıktığı, maktulün 15 TL tutarında banknotu buruşturup sanığa doğru savurduktan sonra biletini almadan diskoya girdiği, içeride birkaç saat kalıp eğlenen maktulün arada hava almak için diskodan bahçeye çıktığında, dışarıda bulunan sanığa hakaret ettiği, saat 03.40 sıralarında
diskodan çıkan maktulün yanında bulunan arkadaşı … olduğu halde sanıkla kendisinden giriş ücreti istenmesi nedeniyle yeniden tartışmaya başladıkları, tartışmanın karşılıklı itişmeye ardından da kavgaya dönüştüğü, sanığın maktul ve yanında bulunan …’a sopa ile saldırdığı, sanığın elinden sopayı alan …’ın sopayla, maktulün ise yumruk atarak darbetmek suretiyle sanığı basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde ve hafif nitelikte yaraladıkları, olay yerinde bulunanların müdahale ederek tarafları ayırmalarının ardından diskoya giren sanığın üstünü değiştirip yaklaşık 12 cm uzunluğunda, tek ağızlı, sivri uçlu, sırtı meyilli, düz ve küt bıçakla tekrar dışarı çıktığı ve ayakta durmakta olan maktulün sol karın kısmına bir kez bu bıçakla vurduğu, engel herhangi bir sebep olmaksızın eylemine kendiliğinden son verdiği, batın bölgesinden yaralanan maktulün sanık uzaklaştıktan 45 saniye kadar sonra yere düştüğü, maktulün Datça Devlet Hastanesine kaldırıldığı, saat 04.00 sıralarında tedavisine başlanan maktulün sağlık durumu ile ilgili olarak nöbetçi doktorca maktulün 0,5 cm uzunluğunda dış cilt kesisi ve 1,5 cm derinliğinde karın bölgesinde kesisi olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı, alkollü olduğu düşüncesiyle müşahede altında tutulmaya başlandığının belirtildiği, sabah nöbeti devralan hekim tarafından maktulün durumunun kötüleştiğinin fark edilmesi üzerine saat 09.20 sıralarında iç kanama teşhisiyle acil olarak Marmaris Devlet Hastanesine nakli yapılan maktulün burada hayatını kaybettiği, yapılan klasik otopsi sonucu düzenlenen raporda, maktulün vücudunda bir adet kesici delici alet yarasının bulunduğu, bu yaranın batına nafiz olduğu, renal arter ve ven kesisi ile midede 0,5 ve 0,7 cm uzunluğunda kesiler oluşturduğu, maktulün tek başına öldürücü nitelikte olan bu kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesilmesi sonucu hayatını kaybettiği olayda; sanığın maktulün bel bölgesine öldürmeye elverişli bıçakla vurması sabit olmakla giriş ücretinin ödenmesinden kaynaklanan ihtilafın sanığı maktulü öldürmeye sevk edecek boyutta bir husumet oluşturmadığı, maktulü ayakta durduğunu görmesine karşın eylemine kendiliğinden son vererek 155 polis … hattını aramasını isteyerek önce güvenlik görevlilerinin ardından sağlık görevlilerin olay yerine gelişini sağlamaya dönük davranışlar sergilemiş olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kastının öldürmeye dönük olmadığı, maktulün sanığın kasten yaralama eylemi sonrasında kaldırılmış olduğu hastanede hayatını kaybetmiş olması karşısında sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve sanığın kast yoğunluğu dikkatte alınarak üst sınıra yakın şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar vekilinin, suç vasfının kasten öldürme olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim yapılmaması gerektiğine; sanık müdafiinin üst sınırdan ceza tayinine yönelen temyiz itirazları yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay Ceza
Genel Kurulu kararında da belirtildiği şekilde suç vasfı yönünden bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız tahrikin derecesi yönünden
Dairemizin 12.10.2016 tarihli ve 2015/3657 Esas, 2016/3576 Karar sayılı ilamında suç vasfının yanı sıra hükmün “TCK’nın 29. maddesinin uygulanması sırasında, maktulden kaynaklanan davranışların ulaştığı boyuta göre asgari orana yakın indirim yapılmasının yeterli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 1/2 oranında indirim tatbiki” gerekçesi ile de bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, gerekçe kısmında bozmaya aykırı şekilde sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtildiği ve hüküm kısmında da sanık hakkında haksız tahrik nedeni ile asgariye yakın oranda indirim yapılması yerine (1/2) oranında makul indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi haksız tahrikin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.