Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1866 E. 2023/4291 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1866
KARAR NO : 2023/4291
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2010 tarihli ve 2009/160 Esas, 2010/194 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kast olmaksızın sınırın aşılması sureti ile öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 85 …

maddesinin birinci fıkrası, 27 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2010 tarihli ve 2009/160 Esas, 2010/194 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.10.2011 tarihli ve 2011/3804 Esas, 2011/5985 Karar sayılı kararı ile özetle “sanıkların ayrı ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken savunma zaafiyeti oluşturacak şekilde aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Kanun’un 38 … ve 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddelerine aykırı davranılması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2011 tarihli ve 2011/281 Esas, 2011/295 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kast olmaksızın sınırın aşılması sureti ile öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 85 … maddesinin birinci fıkrası, 27 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2011 tarihli ve 2011/281 Esas, 2011/295 Karar sayılı kararının katılan vekili, sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.12.2013 tarihli ve 2013/94 Esas, 2013/7162 Karar sayılı kararı ile özetle “sanıkların eylemlerinin haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu oluşturduğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2014 tarihli ve 2014/4 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı ile önceki hükümlerde direnilerek sanıklar hakkında kast olmaksızın sınırın aşılması sureti ile öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 85 … maddesinin birinci fıkrası, 27 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2014 tarihli ve 2014/4 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararının katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı (aleyhe) temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve 2017/219 Esas, 2017/564 Karar sayılı kararı ile özetle “yerel mahkemesinin direnme gerekçesi yerinde görülmediğinden, dosyanın direnme konusunda karar verilmek üzerine Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine” karar verilmiştir.

7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.02.2022 tarihli ve 2017/1-252 Esas, 2022/99 Karar sayılı kararı ile özetle “sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanıklar hakkında haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

8. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/151 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararı ile kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

9. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.02.2023 tarihli ve 2022/163252 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. GEREKÇE
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan sanıkların aşamalardaki savunmaları da dikkate alındığında, birinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla sanıklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu saptanmıştır.
Buna göre, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, İşin reddi zorunluluğu başlıklı 38 … maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen;
“Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa,”
Şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir.”
Hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.10.2011 tarihli ve 2011/3804 Esas, 2011/5985 Karar sayılı bozma ilamında “sanıkların aynı müdafii ile savunulması suretiyle menfaat çatışması nedeniyle” hükümlerin bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada sanıkların ayrı ayrı müdafiiler ile temsil edilerek bozmanın gereklerinin yerine getirildiği, Hukuki Süreç başlığının 3 ve devamı paragraflarında açıkça belirtildiği üzere sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından suç vasfı nedeniyle bozma kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına direndiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından yapılan incelemede Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma nedenleri doğrultusunda dosyayı İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece sanıkların müdafiilerine ayrı ayrı bozma ilamları gönderilerek duruşmaya davet edilmelerine rağmen bozma sonrası yargılamada sanıkların ilk bozma ilamına muhalefet edilerek yeniden aynı müdafii ile savunulmalarının alınması suretiyle menfaat çatışmasına neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/151 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istemleri gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.