YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1897
KARAR NO : 2023/1790
KARAR TARİHİ : 07.04.2023
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
KARAR : Şartla tahliyenin geri alınmasına
Parada sahtecilik, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2014/1661 değişik iş sayılı içtima kararı ile 7 yıl 25 ay 30 gün hapis cezasına hükümlü …’un, işbu cezasının infazı sırasında, 04.05.2017 tarihinden itibaren şartla tahliyesine dair Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2017 tarihli ve 2017/522 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün bihakkın tahliye tarihi olan 05.12.2020 öncesi denetim süresi içerisinde 07.07.2017 tarihinde işlemiş olduğu 3298 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2018 tarihli ve 2017/483 Esas, 2018/368 Karar sayılı kararıyla 10 ay hapis cezasına, 28.10.2017 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/1052 Esas, 2018/12 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 16 ay hapis cezasına mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, şartla tahliyenin geri alınmasına, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun hükümlü lehine olduğundan bahisle, denetim süresi içinde işlenen suçlardan hükümlünün mahkûm olduğu 10 ay hapis ve 1 yıl 16 ay hapis cezasının 2 katı olan 1680 günlük sürenin hakederek tahliye tarihini geçmemek şartıyla aynen infazına ilişkin Kocaeli 3. İnfaz Hâkimliğinin, 10.08.2021 tarihli ve 2021/238 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 94660652-105-41-2035-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, tarihli ve sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun Yararına Bozma İsteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 nci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yer alan “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2014/1661 değişik iş sayılı içtima kararı ile 7 yıl 25 ay 30 gün hapis cezasına mahkûm olduğu, 13.12.2011 tarihinde ceza evine girdiği ve hakkında Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2016 tarihli ve 2015/614-616-617-618-619-620 dosya numaralı müddetnamesinin düzenlendiği, koşullu salıverilme tarihinin 04.05.2017, hakederek tahliye tarihinin ise 05.12.2020 olduğu,
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, koşullu salıverilmesini müteakip birden çok suç işlediği, Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2018 tarihli ve 2017/483 Esas, 2018/368 Karar sayılı kararına konu 10 ay hapis cezasının 2 katı olan 20 aylık sürenin suç tarihi olan 07.07.2017 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda 07.03.2019 tarihinde sona erdiği ve 05.12.2020 olan hakederek tahliye tarihini geçmediği ancak Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/1052 Esas, 2018/12 Karar sayılı kararına konu 1 yıl 16 ay hapis cezasının 2 katı olan 2 yıl 32 aylık sürenin suç tarihi olan 28.10.2017 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda 28.06.2021 tarihinde sona erdiği ve 05.12.2020 olan hakederek tahliye tarihini geçtiği, bu nedenle ikinci suçun işlendiği 07.07.2017 ile 05.12.2020 tarihleri arasındaki sürenin (1248 gün) aynen infazına karar verilmesi gerekeceği,
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda,
7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü aleyhine olduğu ve koşullu salıverildikten sonra denetim süresi içerisinde birden çok suç işlediği anlaşılan hükümlünün değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’a göre koşullu salıverilmesinin kaldırılarak 07.07.2017 ile 05.12.2020 tarihleri arasındaki 1248 günlük sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3)Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün infaza konu içtimalı 7 yıl 25 ay 30 gün hapis cezasının infazı sırasında 04.05.2017 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 05.12.2020 olarak tespit edilen hükümlünün denetim süresi içerisinde 07.07.2017 tarihinde kasıtlı suçtan 10 ay hapis, 28.10.2017 tarihinde 1 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
3. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin on üçüncü fıkrasına göre; “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin geri alınması” gerektiğinden, 07.07.2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle suç tarihinden başlayarak 10 ay hapis cezasının iki katı olan 20 aylık sürenin, 28.10.2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle suç tarihinden başlayarak 1 yıl 16 ay hapis cezasının iki katı olan 2 yıl 32 aylık sürenin geri alınması gerektiği ancak geri alınması gereken 2 yıl 32 aylık süre suç tarihine eklendiğinde bihakkın tahliye tarihi olan 05.12.2020 tarihini geçtiğinden, suç tarihi olan 28.10.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 05.12.2020 tarihi arasındaki sürenin geri alınmasına karar verilmesinin gerektiği ancak her iki suçtan dolayı geri alınmasına karar verilmesi gereken sürenin toplamı dikkate alındığında 7242 sayılı Kanun’un 48 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü aleyhine olduğu anlaşılmakla, şartla tahliye edildikten sonra denetim süresi içerisinde birden çok suç işlediği anlaşılan hükümlünün değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’a göre şartla tahliyesinin geri alınmasına, denetim süresi içerisinde işlediği ilk suç tarihi olan 07.07.2017 ile bihakkın tahliye tarihi olan 05.12.2020 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerekirken 7242
sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası durumun lehe olduğu kabul edilerek hükümlü aleyhine sonuç doğuracak şekilde verilen İnfaz Hakimliği kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kocaeli 3. İnfaz Hâkimliğince verilen 10.08.2021 tarihli ve 2021/238 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2023 tarihinde karar verildi.