YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1899
KARAR NO : 2023/3866
KARAR TARİHİ : 02.06.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
6136 sayılı … ve … İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet, resmi belgede sahtecilik, kasten yaralama, dolandırıcılık, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, zorla kaçırıp alıkoyma ve muhtelif suçlardan … 1. İnfaz Hakimliğinin 25.04.2022 tarihli ve 2022/5100 dosya, 2022/5126 Karar sayılı içtima kararıyla 41 yıl 63 ay 140 gün hapis cezasına hükümlü …’ın, … bu cezalarının infazı aşamasında, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.04.2022 tarihli ve 2021/1-2500 sayılı müddetnameye yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazının kabulü ile yeniden müddetname düzenlenmesine ilişkin … 1. İnfaz Hakimliğinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/5546 dosya, 2022/5584 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/1164 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 94660652-105-38-19856-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve 2022/156892 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve 2022/156892 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, … 1. İnfaz Hakimliğinin 25.04.2022 tarihli ve 2022/5100 dosya, 2022/5126 Karar sayılı kararı ile içtima edilen 41 yıl 63 ay 140 gün hapis cezasının infazına ilişkin, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.04.2022 tarihli müddetnamede, 10 yıl hapis cezasının 647 sayılı Kanun’un 19 ncu maddesi uyarınca 1/2 ve ayda 6 gün indirim üzerinden hesaplanması, firar eden hükümlülere ilişkin olarak da cezanın 1/2 olarak infaz edilmesi, ayrıca infaz türünün bütün suçlar için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi olarak belirtilmesi gerektiği şeklinde gerekçe ile … 1. İnfaz Hakimliğinin 12.05.2022 tarihli kararıyla anılan müddetnameye yönelik itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ” Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3’ünü çekmiş olmaları şarttır. Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, iki defa firara teşebbüs suçundan veya iki defa cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 3/4’ünü çekmiş olmaları şarttır.”
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “(c) (Ek:14.4.2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14.4.2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır” şeklindeki düzenlemeler karşısında;
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.04.2022 tarihli müddetnamede, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarına ilişkin olarak verilen 10 yıl ve 4 yıl 2 ay hapis cezalarının … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2009 tarihli ve 2002/280 Esas, 2009/65 Karar sayılı kararı ile verilerek, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 09.05.2013 tarihli ve 2011/10799 Esas,
2013/5754 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, söz konusu cezalara ilişkin suç tarihinin 08.08.2002 olduğu nazara alındığında suç tarihleri itibariyle 647 sayılı Kanun gereğince 1/2 ve ayda 6 gün indirim hesabıyla cezaların infaz edilmesi gerektiği, ancak hükümlünün 21.12.2018 tarihinde ceza infaz kurumundan firar ederek Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2021/36 Esas, 2021/477 Karar sayılı kararı ile 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu halde 10 yıl ve 4 yıl 2 ay hapis cezalarına ilişkin olarak hükümlünün ceza infaz kurumundan firar etmesi nedeniyle 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına tâbi olacağı ve infazının da buna göre yapılması gerektiği, 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da firarî olanların şartla tahliye edilebilmeleri için cezalarının 2/3’ünün infaz edilmesi gerektiği cihetle, 10 yıl hapis cezası ile birlikte 4 yıl 2 ay hapis cezasının da 2/3’ünün ceza infaz kurumunda geçirilmesi gerektiği, ayrıca her bir cezanın diğerinden bağımsız olarak varlıklarını ayrı ayrı korumaları nedeniyle her bir ceza için tabi oldukları infaz türünün ayrı ayrı olacak şekilde düzenlenen müddetnamede gösterilmesinin hukuka uygun olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un şartla salıverilme başlıklı 19 uncu maddesinin konu ile ilgili (1) ve (2) nci fıkraları;
Değişik 1712 – 3.5.1973) (Değişik 1. fıkra: 3267 – 11.3.1986) (Değişik ibare: 5218 – 14.7.2004 / m.1/E-3) “Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25” yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsî hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/2’sini; çekmiş olup da Tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler.
(Değişik 2. fıkra: 3653 – 6.6.1990) Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; (Değişik ibare: 5218 – 14.7.2004 / m.1/E-3) “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29” yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsî hürriyeti
bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3’ünü çekmiş olmaları şarttır. Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, iki defa firara teşebbüs suçundan veya iki defa cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; (Değişik ibare: 5218 – 14.7.2004 / m.1/E-3) “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32” yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsî hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 3/4’ünü çekmiş olmaları şarttır.
3. 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6 ncı maddesi;
“01.07.2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104, 105), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanun’un;
a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre “iki yıl”,
b) 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı”, olarak uygulanır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesinde firar suçundan mahkumiyetin maddenin uygulanmasına engel teşkil ettiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Firar eylemi, 5275 sayılı Kanun da disiplin cezasını gerektiren eylem olarak düzenlenmiş olup, hükümlünün iyi halliliğini etkilemektedir. Hükümlünün işlediği suç 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesinde sayılan istisna suçlardan değil ise, koşullu salıverilme süresinin aynı kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenmesi gerekmektedir.
5. Hükümlünün 08.08.2002 tarihinde işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve zorla kaçırıp, alıkoyma suçlarından mahkumiyetine ilişkin cezalarının infazının 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesinde bu suçlar istisna suç olarak sayıldığından aynı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ½ indirim oranı esas alınarak yapılmasının mümkün olmadığı gibi hükümlünün 21.12.2018 tarihinde ceza infaz kurumundan firar etmesi nedeniyle 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ½ indirim oranı esas alınarak da yapılmasının mümkün olmadığı, 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2/3 indirim oranı esas alınarak koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi gerektiği, şikayete konu müddetnamede de, hükümlünün çocuğun cinsel istismarı suçundan almış olduğu infaza konu 10 yıl hapis cezası ile zorla kaçırıp, alıkoyma suçundan almış olduğu 4 yıl 2 ay hapis cezasının 2/3 indirim oranı esas alınarak koşullu salıverilme süresinin hesaplandığı ve bu cezaları dışında içtimaya konu diğer cezaları nedeniyle de koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi açısından uygulanması gereken infaz şekli ve oranının müddetnamede gösterildiği, 5275 sayılı Kanun’un 99 uncu
maddesine göre her bir cezanın diğerinden bağımsız olması ve varlıklarını ayrı ayrı koruması nedeniyle müddetnamede sadece içtimaya konu cezaları nedeniyle yasa gereği ceza infaz kurumunda kalabileceği azami tavan sürenin gösterilmesinin infaz da karışıklığa ve tereddüte neden olacağı anlaşılmakla, hükümlünün şikayetinin reddi yerine kabulüne ve 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca ½ ve ayda 6 gün üzerinden yeniden müddetname düzenlenmesine ilişkin İnfaz Hakimliği kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.05.2022 tarihli ve 2022/1164 değişik … sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2023 tarihinde karar verildi.