YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1904
KARAR NO : 2023/1132
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : İtirazın kabulüne dair karar
Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik şikâyetçi tarafından yapılan itirazın esas yönünden incelenerek kabulüne dair merci Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/208 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 22.09.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 2021/23748 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158145 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158145 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10148 Esas, 2021/12423 karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Basit yargılama usulünde itiraz” başlıklı 252/1. maddesinde, ‘251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.’ şeklinde, 252/6. maddesinde ‘Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.’ şeklinde,
‘İtiraz usulü ve inceleme mercileri’ başlıklı 268/1-2. maddesinde, ‘(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde
görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.’ şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran,
Somut olayda, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04:2021 tarihli kararının 27.04.2021 tarihinde müştekiye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 20.05.2021 havale tarihli itiraz dilekçesinin ise 7 günlük yasal süre geçtikten sonra müşteki tarafından sunulmasını müteakip, 5271 sayılı Kanun’un 252/6. maddesi gereğince bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesince itiraz merciine gönderildiği anlaşılmakla, bu halde mercii tarafından süresinde yapılmadığı gözetilerek itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un Basit yargılama usûlü başlıklı 251 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) …
(3) …
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde;. ..ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) …
(7) …
(8) …”
Şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun’un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252 nci maddesininin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları;
“(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) …
(4) …
(5) …
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.” şeklinde hükümleri haizdir.
Aynı Kanun’un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268 inci maddesinin ilgili bölümleri uyarınca;
“(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) …”
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usûlüne göre yürütülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın şikâyetçiye 27.04.2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine şikâyetçinin bu karara 20.05.2021 tarihinde itiraz ettiği, itiraz üzerine Mahkemece itirazın kanunî süresinde yapılmadığı belirlenerek 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin altıncı fıkrası gereği dosyanın itiraz merciine gönderildiği anlaşılmakla merci tarafından itirazın süre yönünden incelenmesi ile yetinilmesi gerektiği dikkate alınmadan esastan inceleme yapılarak itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/208 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.