Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1908 E. 2023/1133 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1908
KARAR NO : 2023/1133
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ:Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

Gölmarmara (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.04.2011 tarihli ve 2007/115 Esas, 2009/69 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 06.06.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 2022/11411 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156428 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156428 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün, Gölmarmara Sulh Ceza Mahkemesinin 29.04.2011 tarihli ek kararı ile açıklandıktan sonra, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2014 tarihli ve 2014/332 Esas, 2014/386 sayılı kararı (yeni dosya no: Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1123 Esas, 2014/156 Karar) ile yeniden açıklanması üzerine hükmün temyiz edildiği, akabinde anılan kararın görevli olmayan mahkemece açıklandığından bahisle hukuken yok hükmünde olduğu gerekçesi ile tevdiine dair Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.10.2017 tarihli ve 2016/12711 ve 2017/13679 sayılı kararını müteakip, hükmün üçüncü kez mükerrer olarak açıklanması ile sanığın mahkumiyetine dair Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli ve 2017/1212 Esas, 2018/41 sayılı kararının verildiği, Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş olan 09.01.2018 tarihli kararın ise, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/3306 Esas, 2018/17166 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş bulunması karşısında, Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli ve 2017/1212 Esas, 2018/41 sayılı kararına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesi kapsamında Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli onama ilamına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;
… 28. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmaksızın, tensip ile birlikte sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2018/3563 Esas, 2018/5021 Karar sayılı ilâmında da, ‘…sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği belirtilerek mahkemeye ihbarda bulunulması üzerine, sanığın usulüne uygun olarak duruşmaya celbi sağlanmadan, savunma hakkının kısıtlandığı cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görüldüğünden,’ şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. fıkrasındaki, ‘Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.’ şeklindeki hükme göre, mahkemenin duruşma açarak sanığa savunmasını bildirmek üzere tebligat göndermesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunu değerlendirmesi gerektiği, ancak usulüne uygun tebligata rağmen gelmeyen sanık hakkında savunmasını almadan da hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, duruşma açılmadan ve sanığa tebligat gönderilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereği açıklanabilmesi için, Mahkemece öncelikle duruşma açılarak 5271 sayılı Kanun’un 195 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usûlüne uygun meşruhatlı davetiyenin usûlüne uygun tebliğ edilmesi, buna rağmen duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya devamla hükmün açıklanmasına karar verilebileceği dikkate alınmadan duruşma açılmadan hükmün açıklanarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Gölmarmara (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.04.2011 tarihli ve 2007/115 Esas, 2009/69 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.