Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1913 E. 2023/1135 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1913
KARAR NO : 2023/1135
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama

Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/513 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 21.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 2022/20424 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156381 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156381 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.12.2016 tarihli ve 2016/17809 Esas, 2016/20916 Karar sayılı ilamında, ‘…sanık …’nın olay tarihinde kayın validesi olan katılan ……’ı yaraladığı olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldığı, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2016 tarihli ve 2015/823 Esas, 2016/204 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA…’ şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, sanığın kayın validesi olan müştekiye karşı işlemiş olduğu kasten yaralama eyleminden dolayı verilen ceza üzerinden, 5237 sayılı Kanun’un 86/3-a maddesi uyarınca artırım uygulanarak yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, anılan Kanunun 86/3-a maddesinde belirtilen üstsoy hısımlığının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kan hısımlığı olduğu, kayın validenin ise aynı Kanun’un 18. maddesi kapsamında kayın hısımı olup, kan hısımı olmadığı nazara alındığında, sanık hakkında uygulanan temel ceza üzerinden artırım yapılmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Olay günü hükümlünün aralarında çıkan tartışmada kayınvalidesi olan katılanı, Kiraz Devlet Hastanesince tanzim olunan, 23.04.2018 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “Sol …(okunamadı) 2×2 cm. morluk, kafa alında sol üst 1 cm. sıyrık, sırt sol üstte 0,5 mm. kızarıklık, baş parmaklarda …, …btm ile giderilebilir” şeklinde yaraladığı belirlenmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
…,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, ….artırılır.”
Şeklinde düzenleme yapılmıştır.

4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün yargılama konusu eylemini üstsoyuna karşı gerçekleştirdiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmış ise de katılanın, hükümlünün üstsoyu olmadığı, kayınvalidesi olduğu ve bu nedenle uygulanma koşulu oluşmadığı hâlde hükümlünün cezasında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapıldığı belirlenmiştir. Bu hâli ile hükümlünün kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekmekle 03.10.2018 tarihinde tanzim olunan Uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

5. Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/513 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 120 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.