YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1944
KARAR NO : 2023/4625
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin yasal süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/82 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 … maddesinin birinci fıkrası, 27 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2021/1740 Esas, 2022/4840 Karar sayılı kararı ile, “sanığın kasten öldürme suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm tesisi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/415 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine,
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, ceza miktarına, meşru savunma ve sınırının aşılması şartlarının oluştuğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile maktulün aynı köyde ikamet ettikleri, olay tarihi öncesinde taşımalı eğitim kapsamında öğrencileri okula götüren sanığın oğlunun öğrencileri erken saatte köyden alması sebebi ile anlaşmazlık bulunduğu, bu nedenle maktulün oğlu katılan …’nın bu durumu Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirdiği, olaydan bir kaç ay önce bu konudan dolayı sanık ile katılan … arasında kavga yaşandığı, olay günü maktulün sanığı görmesi üzerine yanına çağırdığı, sanığın da geldiği, maktulün “sen benim oğlumun ağzına tabanca sokmuşsun, neden böyle yaptın, hadi bana yap” tarzında sözler söylediği, sanığın kendilerinin şikayet edildiğini, ağzına silah dayama şeklinde bir şeyin olmadığını belirttiği ve maktulü sevdiğini beyan ettiği, ancak maktulün tartışmayı devam ettirdiği ve ellerini cebine soktuğu, sanığın maktulün cebinden bir şey çıkartacağı düşüncesi ile maktulü engellemeye çalıştığı, ancak maktulün sanığı da iterek kurtulduğu ve cebinden şiş bıçağı niteliğinde üzerinde etiketi de bulunan bir bıçak çıkardığı ve ateş et tarzında sanığa yönelik beyanlarda bulunduğu, sanığın bu esnada üzerinde bulunan ruhsatsız 7.65 mm çapındaki tabancasını çıkarttığı ve yere doğru tuttuğu, “Hafız abi seni seviyorum, bir şey yapmak istemiyorum” şeklinde konuştuğu, ancak maktulün elinde bıçak olduğu halde sanığa doğru yürümesi üzerine tabancası ile maktulün önüne doğru ateş ettiği, maktulün önüne ateş edilmesi üzerine birkaç adım geri çekildiği, bu esnada birkaç kişinin araya girmeye çalıştığı, sanığa yönelik temaslarının da olduğu, sanığın etrafını kontrol ederek geri çekildiği, bu sırada maktulün sanığa doğru yürümeye
başladığı, bunun üzerine sanığın tabancasını yeniden maktule doğrulttuğu ve iki üç el ateş ettiği, bu mermilerden bir tanesinin maktulün göbek deliğinin 12 cm sol 6 cm üst kısmına isabet ettiği, maktulün iç organ ve büyük damar delinmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği olayda, sanık hakkında kasten öldürme suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2. Otopsi raporu, olay yeri inceleme tutanağı, basit krokisi, uzmanlık raporları, görüntü inceleme tutanağı, sanığın öldürme kastı olmadığına, kendisini koruduğuna ilişkin savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgesi dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürme olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını önceden aldığına ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin delil olmadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında orantı bulunmadığından meşru savunma ve sınırının aşılması koşullarının oluşmadığı, maktulle sanık arasında gerçekleşen olayda etki-tepki dengesinin sanık lehine bozulması karşısında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/415 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.