YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1966
KARAR NO : 2023/981
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : İtirazın reddine dair karar
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/455 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik katılan ve sanık müdafii tarafından yapılan itirazın reddine dair merci … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/1073 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 05.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/5953 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165493 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165493 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının, diğer sanık hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf incelemesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olduğu anlaşıldığından onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın daha önce işlemiş olduğu suç nedeniyle, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12./2020 tarihli ve 2010/835 Esas, 2020/781 sayılı kararı ile verilen ve 30.12.2020 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bulunduğu, işbu yargılamaya konu kasten yaralama suçunun ise anılan kararın denetim süresi içerisinde 11.05./2021 tarihinde işlendiği cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesindeki “… Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükme nazaran, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,
a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,
b) Suçun 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin ondördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
d) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
f) Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmamasına ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca, mezkûr maddenin sekizinci fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklinde düzenlenme yer almaktadır.
Bu düzenlemeye ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesinin gerekçesinde bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 24.06.2014 tarihinden sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili aynı denetim süresi içerisinde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; … 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın kasten yaralama suçundan adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bu karara yönelik itirazın merci … 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verilmiş ise de sanığın adlî sicil kaydının incelenmesinde; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/835 Esas, 2020/781 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 30.12.2020 tarihinde kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Sanık 11.05.2021 tarihinde inceleme konusu suçu işlemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinde fıkrasının ilgili bölümünde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme uyarınca inceleme konusu kasten yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği dikkate alınmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve anılan karara vaki itirazın reddi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
3. Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/1073 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.