YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1971
KARAR NO : 2023/1320
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : Melik Bıçakçı
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış olası kast ile yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
KARARLAR : Mahkûmiyet
Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2009/596 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında;
a) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış olası kast ile yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adlî para cezasının üç taksitte ödenmesine ilişkin hükümlerin, temyiz edilmeksizin 24.02.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/8230 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165410 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165410 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
1) Sanığın kasten yaralama eylemini olası kast ile işlediğinin kabul edilmesi karşısında, olası kast halinde 5237 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca yapılacak indirimin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarihli ve 2013/3-259 esas ve 2013/273 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, anılan Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 87/3. maddeleri uyarınca belirlenecek ceza üzerinden yapılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasının belirlenmesini takiben, anılan Kanun’un 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesi sonrasında, aynı Kanun’un 87/3. maddesi gereğince 5/12 oranında artırım yapılarak 1 yıl 12 ay 15 gün hapis cezası tespit edilmesini müteakip, anılan Kanun’un 21. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak sonuç ceza olarak 1 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 21/2. maddesinin temel ceza üzerinden uygulanması sonucunda, 1 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesinde, ‘Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.’ hükmünün yer aldığı, anılan hüküm gereğince hükmedilen adlî para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmesi halinde taksit miktarının dörtten az olamayacağı gözetilmeksizin, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu bakımından hükmedilen adli para cezasının sanık aleyhine olacak şekilde 3 eşit aylık taksitle tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hükümlünün olay günü mağdurun da içeride olduğu sırada bir sebeple evin kapısına tabanca ile ateş ettiği, kapının arkasında bulunan mağdurun sağ uyluk kısmında hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5 inci) derecede olan kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Hâkim, 5237 sayılı Kanun’un, “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61. maddesinde bildirilen kriterlere göz önünde bulundurularak temel cezayı belirler. Aynı maddenin ikinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili bölümüne göre “Suçun olası kastla … işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.”
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Mahkemece hükümlünün neticesi sebebiyle ağırlaşmış olası kast ile yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilirken, olası kast sebebine dayalı indirimin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel ceza miktarı üzerinden yapıldığı belirlenmiştir. Bu şekildeki uygulamada kanunî düzenlemeye uygun olması itibarıyla isabetsizlik görülmediği gibi bu durum sonuca da etkili değildir.
Talepnamede zikredilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.05.2013 tarihli ve 2013/3-259 Esas, 2013/273 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (ve koşulları varsa aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesinin) uygulanmasının gerekli olduğu durumlarda temel hapis cezasının belirlenmesinden sonra 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği olası kast sebebine dayalı indirim yapılması ceza adaletine ve kanun koyucunun amacına uygun bulunmamış ve anılan sebebe dayalı indirimin 87 nci maddenin birinci fıkrasının ilgili bendinin uygulanmasından sonra yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Oysa inceleme konusu dava dosyasında mezkûr karara konu durum gerçekleşmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşulu oluşmamıştır.
Böylece neticesi sebebiyle ağırlaşmış olası kast ile yaralama suçundan hatalı uygulama yapılmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Bununla birlikte hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hükmolunan adlî para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ilgili bölümünde yer alan “…Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz…” şeklindeki düzenleme uyarınca taksit sayısının dörtten az olamayacağı gözetilmeden üç taksit ile ödenmesine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Olası Kast ile Yaralama Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Etme Suçu Yönünden
1. Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından verilen Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2009/596 Esas, 2015/387 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma nedeninin adlî para cezasının taksitlendirme sayısının yeniden belirlenmesini gerektirdiği belirlendiğinden;
“Adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince birer ay ara ile ve 4 eşit taksit hâlinde sanıktan tahsiline, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.