Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/20 E. 2023/172 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/20
KARAR NO : 2023/172
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiye

Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/50 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 08.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2022 tarihli ve 2022/21935 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140524 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140524 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Bismil Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.09.2021 tarihli ve 2018/5667 soruşturma, 2021/831 Esas, 2021/821 sayılı iddianame ile sanık hakkında müşteki …’e yönelik yumruk atmak suretiyle gerçekleştirdiği basit yaralama suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen silahla yaralama suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226 ncı maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci ve ikinci fıkrası;
“(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.”
Şeklindedir.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2021 tarihli ve 2018/5667 Soruşturma, 2021/831 Esas, 2021/821 İddianame sayılı iddianamesi ile …’ü yumruk ile yaraladığı iddiası ile kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda uygulanma koşulu oluşmadığı halde eylemin silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirildiğinden bahisle hükümlü hakkında belirlenen ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükmün gerekçesi açıklanırken bu durumun sehven olduğu kabul edilmiş ve kanun yararına bozma yoluna gidilmesi işaret edilmiştir.

4. Hükümlünün yaralama eyleminin silahtan sayılan bir cisimle gerekçekleştirmediği hâlde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanması suretiyle karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hükümlü … hakkında Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/50 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini tahrik altında gerçekleştirmiş olması nedeniyle sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.