YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2044
KARAR NO : 2023/4623
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten nitelikli yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma üzerine verilen kararların Yargıtay tarafınca incelenmesi gerektiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle,
gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozma üzerine Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/122 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında maktul …’yi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b) Sanık … hakkında maktul …’yi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
c) Sanık … hakkında katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
d) Sanık … hakkında katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/122 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı(sanıklar hakkında katılan …’a karşı eylemleri yönünden lehe), sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/1703 Esas, 2022/2985 Karar sayılı ilâmıyla;
“…
1) Sanıklar … ve … hakkında maktul …’yi kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
…
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere,
ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği belirlenemeyen olayda, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
…
2) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıkların bulunduğu araç ile maktul …’ın kullandığı aracın trafikte karşılaştıkları, korna çalma meselesi nedeniyle tarafların tartıştıkları, maktul …’a kızan sanıkların maktul ve katılanın bulunduğu aracı takibe aldıkları, olayın gerçekleştiği kavşağa geldiklerinde her iki aracın durduğu, araçtan önce inen katılan …’a her iki sanığın saldırıp sanık …’in bıçak, sanık …’ın sopa ile vurarak katılanı yaraladıkları, maktul …’ın araçtan inmesi üzerine sanık …’in katılanı bırakıp maktule saldırdığı ve bıçakladığı, bıçakla yaralanan maktul …’ın kaçmasına rağmen sanık …’ın maktul …’ın arkasından koşarak gittiği, sanıkların engel bir neden olmadan katılan …’a karşı eylemlerine kendiliğinden son vererek olay yerinden ayrıldıkları, katılan …’un adli raporuna göre yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin yüzde sabit iz niteliğinde olduğu dikkate alındığında,
a) Sanıkların katılan …’a karşı gerçekleştirdikleri eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastlarının yaralamaya yönelik olduğu ve suçun işleniş şekli, sanıkların kastlarının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da gözetilerek TCK’nin 61 ve 3. maddeleri uyarınca temel cezanın sonuç cezaya etki edecek düzeyde tayin edilerek kasten nitelikli yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması,
b) Taraflar arasında trafikte başlayan tartışma sonucunda gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususu tam olarak tespit edilemediğinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında maktul …’yi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 … maddesinin birinci
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b) Sanık … hakkında maktul …’yi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
c) Sanık … hakkında katılan …’i kasten nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
d) Sanık … hakkında katılan …’i kasten nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suçun canavarca hisle veya eziyet çektirerek işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Delillerin yanlış değerlendirildiğine, kabul edilen oluşun maddi gerçeklikle ters olduğuna, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna, beraatine aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Delillerin değerlendirilmediğine, eksik inceleme yapıldığına, atılı suçlardan beraatine aksi halde öldürme suçunun ağırlaşmış yaralama olarak kabul edilmesine, haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanıkların bulunduğu araç ile maktulün kullandığı ve yanında katılan …’un bulunduğu aracın trafikte karşılaştıkları, korna çalma meselesi nedeniyle tarafların tartıştıkları, maktule ve katılana kızan sanıkların maktul ve katılanın bulunduğu aracı takibe aldıkları, olayın gerçekleştiği kavşağa geldiklerinde her iki aracın durduğu, araçtan önce inen katılan …’a her iki sanığın saldırıp sanık …’in bıçak, sanık …’ın sopa ile vurarak katılanı yaraladıkları, maktulün araçtan inmesi üzerine sanık …’in katılanı bırakıp maktule saldırdığı ve bıçakladığı, bıçakla yaralanan maktulün kaçmasına rağmen sanık …’ın maktulün arkasından koşarak gittiği, daha sonra aracın yanına geri dönen sanıkların olay yerinden ayrıldıkları, katılan …’un adlî raporuna göre yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin yüzünde sabit ize neden olduğu, otopsi raporuna göre maktulü vücudunda 3 adet kesici delici alet yaralanması saptanmış olup 2 adedinin öldürücü nitelikte olduğu, ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisi ile birlikte iç organ ve büyük damar kesilmesinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, sanıkların maktulü birlikte hareketle kasten öldürdükleri, katılan …’a karşı olan eylemlerine ise engel bir neden olmadan kendiliğinden son vererek olay yerinden ayrıldıkları ve katılan …’un adli rapor içeriği dikkate alındığında katılan …’a karşı eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastlarının yaralamaya yönelik olduğu kabul edilerek maktulü kasten öldürme suçu ile katılan …’u kasten nitelikli yaralama suçundan cezalandırılmalarına, taraflar arasında trafikte başlayan tartışma sonucunda gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususu tam olarak tespit edilemediğinden sanıkların cezalarının asgari oranda indirilmesine karar verildiği belirtilmiştir.
2. Sanık savunmaları, katılan beyanı, tanık beyanı, adlî sicil kayıtları, otopsi raporu, adlî rapor,olay yeri inceleme rapor ve krokisi, CD, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan … vekilinin; suçun canavarca hisle veya eziyet çektirerek işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık … müdafiinin; delillerin değerlendirilmediğine, eksik inceleme yapıldığına, atılı suçlardan beraatine aksi halde öldürme suçunun ağırlaşmış yaralama olarak kabul edilmesine, haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin
bulunmadığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamına ve Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriğine göre eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine veya eziyet çektirme kastının olduğuna dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktul ve katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan … vekilinin; suçun canavarca hisle veya eziyet çektirerek işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,sanık … müdafinin; delillerin yanlış değerlendirildiğine, kabul edilen oluşun maddi gerçeklikle ters olduğuna, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna, beraatine aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamına ve Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriğine göre eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine veya eziyet çektirme kastının olduğuna dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktul ve katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak, tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ile birlikte mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine de karar verilmesi gerekirken, mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinine hükmolunmamak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 57 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararında katılan … vekilince ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenle katılan … vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hükümlerin tekerrür uygulanmasına ilişkin cümlelerinin sonuna “mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.