YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2307
KARAR NO : 2023/4051
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1134 Esas, 2016/757 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bendleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1134 Esas, 2016/757 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2020/16335 Esas, 2021/1859 Karar sayılı kararı ile sanık …’nin bildirdiği tanıkların dinlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle eksik inceleme yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/199 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bendleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Sanığın suç işlemediğinden bahisle sübuta,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, sanığın babasının katılan ve yakınları tarafından dövülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, sanığın olay günü HTS kayıtlarındaki baz bilgisi dikkate alındığında katılanı daha önce kararı kesinleşen kardeşi sanık … ile birlikte demir çubukla hayati tehlike geçirecek şekilde kasten yaraladığı kabul edilmiş, temyiz dışı sanık … yönünden verilen mahkumiyet kararı kesinleşmiştir.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları, olay tutanakları, HTS kayıtları dosyada mevcuttur.
3. 03.07.2014 tarihli adli rapor dosyada mevcuttur.
4. İlk derece mahkemesince, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk derece Mahkemesince bozma ilamı sonrası duruşmada dinlenen sanık …’nin bildirdiği üç ayrı tanık, sanığın olay günü, gün boyunca kendileri ile inşaatta çalıştığını beyan etmişlerdir. Mahkemece tanık ifadeleri ile yetinilmemiş ve sanığın 19.06.2014 tarihinde kollukta ifade verirken yazdırdığı 05374942741 numaralı telefon ile, 28.04.2021 tarihli duruşmada, suç tarihinde kullandığını söylediği 05374942745 numaralı telefona ait baz bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sanığın kollukta verdiği telefon numarasına ait baz bilgileri incelendiğinde olay yeri olan İstanbul Avcılar’dan uzakta …’nın Mudanya ilçesinden baz verdiği anlaşılmıştır. Fakat sanığın duruşmada verdiği numara için alınan baz bilgileri ve görüştüğü numaraların karşı baz bilgileri incelendiğinde, ilk derece Mahkemesince sanığın olay yerine yakın bir yerde olduğuna gerekçe olarak gösterilen baz bilgilerinin aslında karşı baz bilgileri olduğu, yani
sanığın konuştuğu kişilere ait konumu gösterdiği özellikle Rize ve Gümüşhane gibi illerde bulunan şahıslarla yaptığı görüşmelerden açıkça anlaşılmaktadır. Bu suretle ilk derece Mahkemesinin tanık beyanlarına itibar etmemesine sebep gösterdiği yanlış baz bilgilerini gerekçeye esas aldığı bu şekilde gerekçenin dosya kapsamına uygun olmadığı açıkça ortadadır. Sanığın duruşmada verdiği telefon numarasının baz bilgileri incelendiğinde gün boyunca kendisinin ve tanıkların bulunduklarını söylediği Saadetdere’den sinyal verdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bozma ilamı sonrası dinlenen tanık beyanları ve sanığın bozma ilamı sonrası verdiği telefona ait baz bilgileri dikkate alındığında sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde sübuta yönelik açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/199 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.