Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2362 E. 2023/1520 K. 31.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2362
KARAR NO : 2023/1520
KARAR TARİHİ : 31.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/554 Esas, 2018/410 Karar sayılı kararı ile 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’in bu cezasının Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, hükümlünün terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması sebebiyle samimiyetinin tasdik edilmemesine, 20.08.2022 tarihine kadar 3 ay süre ile gözlemlendikten sonra tekrar değerlendirilmesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 20.05.2022 tarihli ve 2022/1772 sayılı kararına karşı yapılan şikayet üzerine, psiko-sosyal değerlendirme

raporunda olumsuz kanaatte bulunulmadığı, kurum kararındaki hükümlü lehine belirtilen muhalefet şerhleri dikkate alınarak tekrar bir değerlendirme yapılması gerektiği, hükümlünün talebinin reddedilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesini zedeleyeceği, hükümlünün ceza infaz kurumundaki tutum ve davranışları konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılarak gerekçelendirilmesi gerektiğinden bahisle şikayetin kabulü ile anılan İdare ve Gözlem Kurulu kararının iptaline ve yeniden karar alınmak üzere ceza infaz kurumuna tevdiine ilişkin … 1. İnfaz Hâkimliğinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/3421 Esas, 2022/3419 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/2988 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2023 tarihli ve 94660652-105-06-20197-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/6309 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/6309 sayılkanun yararına bozma isteminin;
“5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesinde yer alan, “ (1) Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar.” şeklindeki,
Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin hükümlülerin gruplandırılması başlıklı 19 ncu maddesinde yer alan ”Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri ceza infaz kurumlarında; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Zihinsel ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, ç) Terör suçluları, d) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, e) Gözlem sürecinin devamına karar verilenler, gibi gruplara ayrılırlar.” şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde yer alan ”..19 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, ç) Tarafsız olanlar şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar..” şeklindeki,
Adı geçen Yönetmeliğin 36 ncı maddesinde yer alan ” Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infaz edilmesine ve ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmelerine ilişkin talebi üzerine, ilgili talebin mevzuatta belirtilen süre ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmaması gibi şartları taşıyıp taşımadığı idare tarafından araştırılır, gerekli şartları taşımayan talep reddedilerek hükümlüye tebliğ edilir. Talebin bulunması, süre şartını sağlaması ve kaldırılmamış disiplin cezası bulunmaması gibi mevzuatta belirtilen şekil şartlarını taşıyan dosyalar; idare ve gözlem kurulu sekretaryası tarafından işleme alınarak ilgili

hakkında gözlem ve değerlendirme dosyası hazırlanır. Dosyanın 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenerek müteakip işlemlerin ikmali sağlanır…” şeklindeki,
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için, koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi halli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği,
Somut olayda, hükümlünün mensup olduğu örgütten ayrıldığının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi gerektiği, bu doğrultuda hükümlünün örgütten ayrıldığına ilişkin samimi eylemlerinin yanında, ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından yapılacak gözlem ve denetimlerle hükümlünün örgütten ayrıldığına dair yeterli kanaatin de oluşmasının gerektiği, idare tarafından hükümlü hakkında yapılacak işlemler boyunca ise, hükümlü hakkında bahsedilen kanaate ulaşılması bakımından hükümlünün bağımsız koğuşa alınarak değerlendirilmesinin zorunluluk arz etmediği gibi, ceza infaz kurumlarına böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği, silahlı terör örgütüne üye olduğu mahkeme kararı ile tespit edilerek cezalandırılan hükümlünün, 28.04.2021 tarihli dilekçesi ile söz konusu örgüt ile bağının kalmadığını beyan ederek tarafsız koğuşa geçme talebinde bulunması üzerine gözlemlenmesi için tarafsız odaya alındığı, hükümlünün Kurum görevlileri ile görüştüğü ve gözlemlendiği, ancak hükümlünün terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması üzerine hükümlünün denemeye tâbi tutulmasına dair karar verildiği, söz konusu değerlendirmenin cezanın infazı sırasında idarece yapılan görüşmelere ve gözleme dayanılarak verildiği gibi, örgüt ile bağının ve mensubiyetinin bulunmadığını beyan eden hükümlünün söz konusu örgüte dair herhangi bir bilgi paylaşımında da bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Hükümlülerin gruplandırılarak cezaevinde barındırılmalarında, cezaevi idaresinin takdir hakkına sahip olduğu, terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için,

koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi halli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, hükümlünün örgütten ayrıldığına ilişkin samimi beyan ve eylemlerinin yanında, ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından yapılacak gözlem ve denetimler sonucu hükümlünün örgütten ayrıldığına dair yeterli kanaatinde oluşması gerekmektedir.

3. Somut olayda, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen hapis cezasının infazı sırasında 20.04.2021 tarihinde tarafsız koğuşa alınma talebi üzerine ceza evi idaresi tarafından tarafsız koğuşa alınanve örgütten ayrıldığını beyan eden hükümlünün örgüte dair herhangi bir bilgi paylaşımında bulunmaması, terör örgütünden ayrıldığı konusunda samimi olduğuna dair bir düşünce ve kanaat oluşmaması sebebiyle hükümlünün terör örgütünden ayrılması konusunda samimiyetinin tasdik edilmemesine 20.08.2022 tarihine kadar üç ay süre ile gözlemlendikten sonra kekrar değerlendirilmesine Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulunun 20.05.2022 tarihli ve 2022/1772 sayılı kararı ile karar verilmiş ise de, aynı kararın ikinci sayfasının dördüncü paragrafında “hükümlü ile Kurum Eğitim ve Öğretim servisi, Psiko Sosyal servis, Güvenlik ve Gözetim Servisi ve Yönetim Servisince görüşme yapılarak örgütten ayrılması hususunda beyanlarının ve düşüncelerinin ne olduğunun sorulduğu ….yapılan görüşmede hükümlünün örgütten ayrıldığını samimi bir şekilde dile getirmiş ve beyanları infaz dosyası ile örtüşmüş olup” şeklinde alınan karar ile çelişir şekilde bir değerlendirme yapılması, İdare ve Gözlem Kurulunun üç üyesinin benzer düşüncelerle karara muhalif kalması dikkate alındığında, İnfaz Hakimliğince mevcut durumda İdare ve Gözlem Kurulu Kararının denetlenemediği, hükümlünün ceza infaz kurumundaki tutum ve davranışları konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılarak gerekçelendirilmesi ve yeniden karar alınması gerektiği şeklindeki gerekçe ile verdiği karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz merciince itirazın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.03.2023 tarihinde karar verildi.