Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2430 E. 2023/4902 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2430
KARAR NO : 2023/4902
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 293 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2018/231 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. Bu hükümlerin sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/1608 Esas, 2022/1552 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.02.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri, öldürme kastının ve öldürmeyi gerektirecek husumetin bulunmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, suçun olası kastla işlendiğine, haksız tahrikin derecesine, meşru savunmanın varlığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde … ‘in yanında …, …, … ve … olduğu halde saat 05.55 sıralarında Şişli’de bulunan “…” isimli bara geldikleri, barın alt katında bulunan bölüme inip saat 07.00 sıralarına kadar eğlendikten sonra hesap istedikleri,ancak hesabın yüksek gelmesini bahane eden … ‘in yüksek sesle bağırıp, bar sahibinin yanına gelmesini istediği, bar sahibinin orada olmaması sebebiyle kardeşi olan … yanlarına geldiğinde yine tartışmanın devam ettiği, …’ın talimatı sonucu bar görevlilerinin şahısları dışarıya çıkarmak istemesi ve zor kullanmaları üzerine taraflar arasında kavga çıktığı, kavga sırasında tarafların birbirlerine vurdukları, kavganın barın dışına taşıp, sokakta da devam ettiği, gerek tanık beyanları gerekse kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda kavgada … , …, … , … , …’nun tabanca kullandıkları yine; … ve … isimli şahısların bıçak kullandıklarının tesbit edildiği ancak suç aletlerinden sadece …’in kullandığı tesbit edilen bir adet 7.65 mm çaphlı yerli el yapımı tabancanın ele geçirildiği, olay nedeniyle alınan adli rapor bulgularına göre mağdurlar … ve … ”hayati tehlike oluşturacak, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde yaralandıkları” anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları , olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, adli tıp raporu, uzmanlık raporu, CD izleme tutanakları ve taraflara ait güncel nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mağdurların, içkili eğlence mekanında hesap nedeniyle tartıştıkları ve aynı işyerinde garson olarak çalışan sanık tarafından üzerinde bulunan ruhsatsız tabanca ile 3-4 el ateş edilmek suretiyle adli rapor bulgularına göre; ” basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek” şekilde yaralandıklarının anlaşıldığı olayda; 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile yapılan uygulama sırasında mağdurlarda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek; sanık hakkında olaya uygun makul cezalar verilmesi yerine yazılı şekilde 10 ‘ar yıl hapis cezası belirlenerek eksik cezalar tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık Müdafiinin Öldürme Kastının ve Öldürmeyi Gerektirecek Husumetin Bulunmadığına, Suç Vasfının Hatalı Belirlendiğine, Suçun Olası Kastla İşlendiğine, Haksız Tahrikin Derecesine, Meşru Savunma Şartlarının Varlığına, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin İhlal Edildiğine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından doğrudan kast altında gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçta kullanılan araç, hedef alınan bölgeler, mağdurlarda meydana gelen yaralanmaların ağırlığı nazara alındığında suç vasıflarının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre haksız tahrik yönünden belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında; sanık lehine meşru savunma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/1608 Esas, 2022/1552 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.