YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2770
KARAR NO : 2023/1541
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddine dair
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.09.2021 tarihli, 2021/6035 Soruşturma, 2021/11622 Karar numaralı evrakı ile şüpheli hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/4766 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördün fıkrası uyarınca kesin olmakla 15.11.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/3614 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15082 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15082 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin olayın meydana geldiği Karşıyaka Polis Merkezi Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görev yapan şüpheli … tarafından darp edildiğini ve kolunun kırıldığını iddia ettiği olay hakkında her ne kadar suç delili bulunmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya içeriğinde bulunan olay anını gösterir emniyet güvenlik kamerası görüntüleri izlendiğinde, videonun 20:29:50 ve devamı dakikalarında şüphelinin kapı camına vuran müştekiye doğru hızlı bir şekilde geldiği, müştekinin sol kolunu kendini koruma amaçlı dirsekten bükecek şekilde havaya kaldırdığı, şüphelinin sağ eliyle müştekinin kaldırdığı sol koluna sert şekilde vurduğu ve müştekinin bir kaç adım geriye giderek yere doğru koruma amaçlı eğildiği, şüpheli ile diğer polis memurlarının (kamera açısına girmeyen fakat kapı camının yansıması ile görülebilen bölüm) müştekinin kolunu arkadan hızlı şekilde kıvırdıkları ve müştekinin kolundan yaralandığının açık bir şekilde görülmesine karşın anılan Polis Merkezi Amirliğinin 10.05.2021 tarihli CD inceleme tutanağı ile olay anına ilişkin görüntülerin birbiriyle örtüşmediğinin anlaşıldığı, müştekinin kolunun kırılması ile gerçekleşen olayda, müştekiye ait 20.04.2021 tarihli Çiğli Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen doktor raporunun şüpheli tarafından ya da diğer soruşturma dışı polis memurlarının iştirakiyle işlenip işlenmediği hususu ile illiyet bağının Adli Tıp Kurumundan alınacak bir raporla saptanıp bahse konu kamera görüntüleri ile ilgili tekrar inceleme yapılarak şüphelinin hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160 ıncı maddesimde;
“1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.”
Kamu davasını açma görevi başlıklı 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.”
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrasında;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.”
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173 üncü maddesinde;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
“
Şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.
Bu düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının incelenmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca “…’ın 15.03.2021 tarihinde Örnekköy Polis Merkezi Amirliğinde … sicil numarasıyla Komiser Yardımcısı (Grup Amiri) olarak görev yapan …’nin kötü ve fena muamelesine maruz kalarak sol kolunun kırıldığına dair, …’ın şikayet anlatım, beyan ve iddiası dışında herhangi bir suç durumunun ve suç delilinin bulunmadığı belirlendiği”nden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmış ise de;
Şikâyetçinin kolluk güçlerince alınan ayrıntılı anlatımları, kamera görüntülerine ilişkin CD içeriği ile adlî muayene raporlarında tespit edilen yaralanma bulgularına göre kamera görüntüleri ile ilgili tekrar inceleme yaptırılması ve görüntüler de gönderilerek şüphelinin şikâyetçiye yönelik eylemi ile şikâyetçinin kolunun kırılmasına neden olacak nitelikteki yaralanma arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için adlî raporunun alınmasından sonra şüphelinin durumunun değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/4766 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.