YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/278
KARAR NO : 2023/4350
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Derik Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2013 tarihli ve 2009/89 Esas, 2013/207 Karar sayılı kararı ile
sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Derik Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.12.2016 tarihli ve 2016/5953 Esas, 2016/19988 Karar sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınmasına karar verilen rapor beklenilmeden, ara kararla raporun alınmasından vazgeçilmediği anlaşıldığından rapor beklenilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması kabule göre de temel ceza belirlenirken orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, iddianamede bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin son fıkrası ile uygulama yapılırken ek savunma hakkı tanınmaması, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve sanığın kazanılmış hakkının korunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Derik Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2017/5 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve son cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gereğince cezasının 3 yıl 9 ay üzerinden infaz edilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun resmi nikahlı evli oldukları, olay tarihinden önce aralarında sanığın kardeşlerine maddi yardımda bulunması nedeniyle huzursuzluk bulunduğu olay günü sanık ile mağdur arasında sabah saatlerinde tartışma çıktığı, tartışmanın büyümesi ile birlikte sanığın mağdura av tüfeği ile bir el ateş ederek mağduru yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mağdur ve olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdur hakkında tanzim olunan adli muayene raporlarında yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat
fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede bulunduğu, sol eldeki sinir yaralanması sonucu gelişen fonksiyonel kaybın organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu bildirilmiştir.
5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, uzmanlık raporları, tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın eşi olan mağduru silahla ve kemik kırığı oluşturacak ve sol elde işlev kaybına sebep olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.12.2016 tarihli ve 2016/5953 Esas, 2016/19988 Karar sayılı ilamı ile temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen temel cezanın alt sınırdan belirlendiği hukuka aykırı bulunmuşsa da temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezasından iki kat artırım yapılırken 3 yıl 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 2 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuşsa da, söz konusu aykırılığın sonuç ceza miktarına etki etmeyeceği ve temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, mağdur ve sanığın olayın oluşumuna ilişkin çelişkili ve hayatın olağan akışına uymayan beyanları, tanık anlatımları ve dosyada bulunan deliller birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Derik Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2017/5 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan
sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.