YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2827
KARAR NO : 2023/1821
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
KARARLAR : Mahkûmiyet
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/965 Karar sayılı kararları ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 kez 3 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, itiraz edilmeksizin 15.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli ve 2022/13576 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/26027 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/26027 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Dosya kapsamına göre, sanık hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86/2-3-e ve 35/2. maddelerinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, sanığa yüklenen suça ilişkin suç tarihinin 14.07.2013 olduğu, atılı eylem nedeniyle savcılık huzurunda ifadesi alınmayan sanık hakkında 03.08.2021 tarihinde iddianame düzenlendiği, suç tarihi olan 14.07.2013 tarihinden 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı 14.07.2021 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun’un 67. maddesi kapsamında zamanaşımını kesen başkaca bir işlem de bulunmadığı, bu haliyle, olağan zamanaşımı süresinin iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar dolmuş olduğu cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/3. madde ve fıkraları gereğince sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinde yer alan, ‘(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.’ şeklindeki düzenleme karşısında, … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2021 tarihli ve 2020/20194 soruşturma, 2021/5429 Esas, 2021/3761 sayılı iddianamesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2-3-e, 35 ve 58. maddeleri gereğince bir kez cezalandırılması talep edildiği halde, 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeksizin, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında atılı suçtan anılan sevk maddeleri uyarınca iki kez mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanmasında,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Olay gününden önce hükümlünün, şikâyetçi … ile tam olarak belirlenemeyen nedenle tartıştığı, olay günü de şikâyetçi … ile yakını …’in hükümlünün bekçi olarak çalıştığı işyerine gelip …’in kendisine tüfekle ateş ederek yaralamasını müteakip şikâyetçilerin aracına tabanca ile ateş ederek şikâyetçileri yaralamaya kalkıştığı anlaşılmakla hükümlünün, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında kalan yargılama konusu eylemlerini 15.07.2003 tarihinde işlediği belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un, Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
5237 sayılı Kanun’un, Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin ikinci fıkrası;
“(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
hâlinde, dava zamanaşımı kesilir.” şeklinde düzenlemeye haizdir.
4. Hükümlü hakkında açılan kamu davalarına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
5. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; hükümlü hakkında 03.08.2021 günü iddianame düzenlendiği zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir işlem bulunmadığından suç tarihi 15.07.2013 tarihinden iddianame tarihi olan 03.08.2021 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davaların düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/965 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.