YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2849
KARAR NO : 2023/2760
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Takipsizlik kararına itirazın reddine dair karar
Batman Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2021 tarihli, 2020/14727 Soruşturma, 2021/1975 Karar numaralı evrakı ile şüpheliler hakkında kasten yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Batman 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/1265 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 04.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2021/10293 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20464 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20464 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, Batman-Beşiri istikametinde motorla seyahat ederken 5-6 kişi tarafından durdurulan müştekilerin, bu kişiler tarafından motoruna tekme atılıp, havaya bir el ateş edilerek tehdit ve hakarette bulunulmak suretiyle dövüldüklerinin iddia edilmesi üzerine yapılan soruşturma neticesinde, Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca soyut iddia dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekilerin istikrarlı beyanları ile olayın ardından Beşiri İlçe Devlet Hastanesi ve Batman Bölge Devlet Hastanelerinden alınan raporlarda, müşteki …’ün ‘Sol kulak zarında yırtılma, sol diz altında abrazyon’ bulunduğuna dair tespitlere istinaden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 05.02.2021 tarihli ve B:03.1.ATK.9.72/2021/124 sayılı raporla anlaşılması karşısında, şüpheliler haklarında üzerlerine atılı iştirak halinde basit yaralama suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin elde edildiği, delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160 ıncı maddesinde;
“(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.”
Kamu davasını açma görevi başlıklı 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.”
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrasında;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.”
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173 üncü maddesinde;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
“
Şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.
Bu düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının incelenmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca “..her ne kadar müştekilerin doktor raporlarında yaralanmalarına ilişkin tespitler bulunmuş olsa da yaralanmaların boyutları, müştekilerin olay saatinden yaklaşık 4 saat sonra emniyet birimlerine intikal etmiş olması hususu, olayın sıcağı sıcağına Beşiri İlçe Emniyet Amirliğince müştekilerin herhangi bir şikayetinin bulunmadığına ilişkin tuttukları tutanak, şüphelilerin olay tarihinde saat 23.00 sıralarında
tuttuğu tutanak, bilgi sahiplerinin müştekilerin olayla ilgili herhangi bir şikayetlerinin bulunmadıklarına ve dışarıdan olayın hemen sonrasında herhangi bir yaralanmalarının bulunmadığının görüldüğüne ilişkin tutarlı beyanları, olay yerine ilişkin kamera kayıtlarında şüphelilerin Kasten Yaralama eyleminde bulunduklarına ilişkin herhangi bir görüntünün bulunmaması hususu, yine şüphelilerin tutarlı savunmalarında müştekilerin bahsedilen motorsikletten kaçış esnasında düşmüş olabileceklerine ilişkin verdikleri beyanlar ve tüm dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde, gerek ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi, gerek de ‘lekelenmeme hakkı’ ilkesi uyarınca bahsedilen yaralama neticelerinin şüphelilerin herhangi bir kasti veya taksirli davranışından meydana geldiğine ilişkin yeterli şüphenin bulunmadığı kanaatine varıldığı”ndan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.
Şikâyetçilerin kolluk güçlerince alınan ayrıntılı anlatımları ile adlî muayene raporlarının içeriğine göre şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu dikkate alınmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Batman 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/1265 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.