Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2862 E. 2023/1545 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2862
KARAR NO : 2023/1545
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/712 Esas, 2021/847 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 14.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/8308 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17042 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17042 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda alınan son savunma tarihi olan 08.02.2008 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 14.12.2021 tarihine kadar geçen 13 yıl 10 ay 6 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.01.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 30.09.2013 tarihleri arasında geçen 2 yıl 8 ay 24 günlük durma süresi de çıkarıldığında 11 yıl 1 ay 12 gün geçmiş olduğu cihetle; 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Resmî nüfus kayıt örneklerine göre suç tarihinde evli olan taraflar arasında müşterek ikâmetlerinde bulundukları sırada, çıkan tartışmada hükümlünün, elini ısırmak suretiyle mağduru, adlî muayene raporunda belirtildiği üzere basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı belirlenmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”

4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.

5. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

6. Hükümlünün atılı suçu 26.08.2007 tarihinde işlediği, 08.02.2008 tarihinde savunmasının alınarak hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, 08.12.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 05.01.2011 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 30.09.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 05.01.2011 ilâ 30.09.2013 tarihleri arasında 2 yıl 8 ay 25 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 30.09.2013 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 08.02.2008 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 14.12.2021 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 03.11.2018 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/712 Esas, 2021/847 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.