Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2877 E. 2023/4811 K. 07.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2877
KARAR NO : 2023/4811
KARAR TARİHİ : 07.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar Fazıl, Serdal ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 Tarihli ve 2021/155 Esas, 2021/326 Karar Sayılı Kararı ile,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs

suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.11.2022 Tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/2585 Karar Sayılı Kararı ile,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi, sanıkların ceza miktarının az olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta,
3. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta,
4. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, haksız tahrik indirim oranına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, haksız tahrik indirim oranına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde katılan …’un evinin balkonundayken aşağı atlamak istediği şeklinde konuşmasına karşılık, balkonun aşağısındaki işletmede diğer sanıklarla birlikte oturan sanık …’ın katılana hakaret etmesi üzerine, katılanın aşağıya inerek sanıkların yanına geldiği, masa üzerindeki cam sürahi ile sanık …’ın başına vurarak yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı, masada oturan sanıklar …, …, … ve …’nin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek yumruk ve tekmelerle, ayrıca işletmeden ele geçirdikleri sopalar ve sanık …’ın bıçak ile katılanı yaraladıkları, olay yerine polis ekibinin gelmesiyle sanıkların eylemlerine son verdikleri anlaşılan olayda, sanıkların katılanın hayati bölgelerini hedef almış olmaları, eylemde öldürmeye elverişli (41 cm) uzunluğunda bıçak kullanılmış olması, eylemlerine engel hal oluşturan kolluk kuvvetlerinin müdahalesi ile son vermeleri, katılandaki

yaraların sayısı, yerleri ve katılanın hayati tehlike geçirmiş olması karşısında, sanıkların eylemlerinin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Katılanın sanık …’ın hakareti üzerine diğer sanıkların yanlarına gelerek oturdukları masadaki sürahiyi alıp sanık …’ın kafasına vurarak yaraladığı ve katılanın bu eylemi ile tahrikte dengenin sanıklar lehine bozulduğu anlaşılmakla sanıklar lehine haksız tahrik indirimi uygulandığı belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılan …’un evinin balkonunda iken aşağı atlamak istediği şeklinde konuşmasına karşılık, balkonun aşağısındaki işletmeye ait masada diğer sanıklarla birlikte oturup çorba içmekte olan sanık …’ın, katılana hakaret etmesi üzerine, katılanın aşağıya inerek sanıkların yanına geldiği, masa üzerindeki cam sürahi ile sanık …’ın başına vurarak yüzünde sabit iz olacak şekilde yaraladığı, akabinde masada oturan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek yumruk ve tekmelerle, ayrıca işletmeden ele geçirdikleri sopalar ve sanık …’ın ise “sallama” tabir edilen bıçak ile katılanı yaraladıkları, sanıklar … ve Serdal’ın kavgayı ayırmaya gelen ve katılanın arkadaşı olan …’u da darp ettikleri, olay yerine polis ekibinin gelmesiyle eylemlerine son verdikleri anlaşılan olayda; sanıkların katılanın hayati bölgelerini hedef almış olmaları, eylemde öldürmeye elverişli 41 cm uzunluğunda bıçak kullanılmış olması, eylemlerine engel hal oluşturan kolluk kuvvetlerinin müdahalesi ile son vermeleri, katılandaki yaraların sayısı, yerleri ve katılanın hayati tehlike geçirmiş olması karşısında, eylemlerinin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, ancak katılanın yaralanmasının niteliği nazara alındığında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, teşebbüs nedeniyle belirlenen cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak makul miktarda tayini gerektiği anlaşılarak hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
Sanık …’ın, sanık …’nin babası olduğu, sanık …’un ise dayısı olduğu, sanık …’ın da eşinin dayısı olduğu, birlikte olayın meydana geldiği yerde bulunan lokantada çorba içtikleri sırada katılanın balkondan atlayacağını söylemesi üzerine sanık …’ın ona hitaben hakaret içeren sözler söylediği, buna binaen katılanın aşağı inip sanıkların yanına gelerek oturdukları masada bulunan cam sürahi ile sanık …’ın kafasına vurarak onu yüzünde sabit iz olacak şekilde yaraladığı, sanıkların da katılanın bu haksız davranışının etkisi ile katılana yönelik öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri, ilk olarak sanık …’ın katılana hakaret etmesi, ancak akabinde katılanın cam sürahi ile onun kafasına vurması karşısında haksız tahrikte dengenin sanıklar lehine bozulduğu, katılanın verdiği tepkideki orantısızlık gözetildiğinde sanıklar hakkında (1/3) oranında indirim yapılmasının uygun olacağı değerlendirilerek hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılan beyanı, tanık beyanları, Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 25.10.2011 tarihli adli muayene raporu, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 23.02.2012 tarihli adli muayene raporu, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 18.12.2013 tarihli raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Tebliğname Yönünden,
Katılan vekilinin 18.11.2022 tarihli dilekçesinde, ceza miktarının az olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz sebebi olduğu anlaşılmakla,

tebliğnamede katılan … vekilinin temyiz sebebi olmadığına yönelen görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılan … vekilinin sanıkların ceza miktarının az olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık … müdafinin, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, sanık … müdafinin, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, sanık … müdafinin, haksız tahrik indirim oranına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafinin, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, haksız tahrik indirim oranına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, katılan tarafından sanıklara yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadıkları anlaşılmakla meşru savunma koşullarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde belirtilen kriterler gözetilerek temel cezanın tayininin isabetli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.11.2022 Tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/2585 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.07.2023 tarihinde karar verildi.