Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2888 E. 2023/4385 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2888
KARAR NO : 2023/4385
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2167 E., 2022/3426 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozma üzerine Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2017 tarihli ve 2017/71 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/2938 Esas, 2018/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/2938 Esas, 2018/603 Karar sayılı kararının, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/1218 Esas, 2022/3467 Karar sayılı ilâmıyla özetle; oluşa ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığın işletmeciliğini yaptığı Behram köyü iskele mevkinde bulunan Grand Assos isimli otelde köy muhtarlarınca yemek düzenlendiği, katılanın saat 21:50 sıralarında otele gittiği, dernek başkanı Y.Ö.’nün daveti üzerine otelde kaldığı, Y.Ö.’nün bulunduğu masada oturarak yemek yediği ve alkol aldığı, saat 23:35’de telefon geldiği için dışarı çıktığı, saat: 23:39’da tekrar içeri girdiğinde masasının toplanmış olduğunu gördüğü, katılan, R.E. ve sanık arasında masanın toplanmasından dolayı tartışma yaşandığı, diğer muhtarlar A.A. ve R.H.’nin araya girmesi ile tartışmanın yatıştığı, katılanın sanığa “Ben sana gösteririm” şeklinde tehditte bulunduğu ve saat: 23:50’de otelden ayrıldığı, evine gittiği, saat 00:05’de otele geri geldiği, 7 nolu kameranın kayıtta olduğu giriş kapısından otele girdiği, 7 nolu kameranın aynı saatteki kaydına göre hızlı adımlarla otele girdiği, sanığa yöneldiği ancak katılanın otelin restoran bölümünde vurulduğu anı, vurulduğu yeri, kaç el ateş edildiğini, sanık ile katılan arasında ne kadar mesafe olduğunu, kısaca olay anını gösteren kamera kayıtlarının silinmiş olduğu, olay anını gösteren delillerin yok edildiği, her ne kadar kamera kayıtları silinmiş ise de sanığın 01.12.2012 tarihli Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde “…… benim hemen önümdeydi ve halen saldırıyordu, o sırada …’i ve beni ayıran muhtarlarda vardı, …’i zaptedemediler, ben ise …’e hiç vurmadım, korktuğum için üzerimdeki silahla ateş ettim,..”, Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda “…Belimde bulunan tabancayla hedef gözetmeksizin yere doğru ateş ettim kaç el ateş ettim bilmiyorum ancak öldürmek isteseydim … çok yakınımdaydı rahatlıkla öldürebilirdim bu şekilde yere ateş edince mermilerden bir tanesi …’e denk gelmiş”, katılanın “…biz içeri girer girmez kendisi silahını çıkararak 5-6 el bana doğru 5-5,5 m.mesafeden ateş etti, benim kaçmama rağmen sıkmaya devam etti, mermilerden bir tanesi karın hizamdan girerek ameliyat oldum,…” şeklindeki beyanları,16.01.2013 tarihli Jandarma uzmanlık raporunun 1. sayfasının 3. maddesinde “Giysi üzerinde uygulanan renk reaktifleri ile inorganik madde yoğunluğu ve dağılımı belirleme analizi neticesinde; …’na ait kazak üzerinde bulunan delinme bölgesi etrafında atış artıklarına rastlanmış olup yapılan atışın YAKIN ATIŞ olduğu değerlendirilmiştir.” denilmesi, sanığın Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde “…Ben üzerimde bulunan tabancayı …’le ilk tartışmamızdan sonra yukarıda bulunan ve kalmış olduğum odama çıkıp almıştım, normalde olay gecesi üzerimde değildi…” yönündeki beyanına göre sanığın olay öncesinde silahını yanına alarak hazırlıklı olması, olay öncesi ve sonrası olaylardan eylemin ani olarak gerçekleşen bir yaralama eylemi olmaması, katılanı hedef alarak yakın mesafeden birden fazla ateş etmesi, katılanın “sağ inguinal bölgede 1 adet -batına nafiz- ateşli silah yarası olup ince barsaklarda, mezosunda ve mesanede perforasyonlar” saptanıp yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtilmesi, sanığın jandarmaya önce olayda kullandığı tabanca yerine kuru sıkı tabancayı vermesi ve olayda kullanılan tabancayı sonradan teslim etmesi nazara alındığında eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, katılanın birden fazla basit tahriki oluşturan söz ve hareketlerinin ulaştığı boyut dikkate alınarak, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında asgari hadde yakın bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde asgari hadden indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2167 Esas, 2022/3426 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi, aksi halde eylemin yaralama suçunu oluşturacağına, 5237 sayılı Kanun’un 21 …, 25 … ve 27 nci maddelerinin uygulama alanlarının değerlendirilmesi gerektiğine, teşebbüsten fazla ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Suç tarihinde sanığın işletmeciliğini yaptığı Behram köyü iskele mevkinde bulunan … Assos isimli otelde köy muhtarlarınca yemek düzenlendiği, katılanın saat 21:50 sıralarında otele gittiği, dernek başkanı Y.Ö.’nün daveti üzerine otelde kaldığı, Y.Ö.’nün bulunduğu masada oturarak yemek yediği ve alkol aldığı, saat 23:35’de telefon geldiği için dışarı çıktığı saat: 23:39’da tekrar içeri girdiğinde masasının toplanmış olduğunu gördüğü, katılan, R.E. ve sanık arasında masanın toplanmasından dolayı tartışma

yaşandığı, diğer muhtarlar A.A. ve R.H.’nin araya girmesi ile tartışmanın yatıştığı, katılanın sanığa “Ben sana gösteririm” şeklinde tehditte bulunduğu ve saat 23:50’de otelden ayrıldığı ve evine gittiği, saat 00:05’de otele geri geldiği, otele girdiği ve sanığın bulunduğu yere doğru yöneldiği, bunu gören sanığın tabancasını çıkartarak katılana birkaç el ateş ettiği, akabinde jandarma birimlerinin olay yerine geldiği ve katılanın hastaneye kaldırıldığı, burada tıbbi müdahalede bulunulduğu, bu olay sebebiyle Adli Tıp Kurumu Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07.03.2013 tarihli raporuna göre bir adet batına nafiz ateşli silah yarası ile yaşamsal tehlike geçirdiği, katılanın 7 nolu kameranın kayıtta olduğu giriş kapısından otele girdiği, 7 nolu kameranın aynı saatteki kaydına göre hızlı adımlarla otele girdiği, sanığa yöneldiği ancak katılanın otelin restoran bölümünde vurulduğu anı, vurulduğu yeri, kaç el ateş edildiğini, sanık ile katılan arasında ne kadar mesafe olduğunu, kısaca olay anını gösteren kamera kayıtlarının silinmiş olduğu, olay anını gösteren delillerin yok edildiği, her ne kadar kamera kayıtları silinmiş ise de sanığın 01.12.2012 tarihli Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde “…… benim hemen önümdeydi ve halen saldırıyordu, o sırada …’i ve beni ayıran muhtarlarda vardı, …’i zaptedemediler, ben ise …’e hiç vurmadım, korktuğum için üzerimdeki silahla ateş ettim,..”, Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda “… Belimde bulunan tabancayla hedef gözetmeksizin yere doğru ateş ettim kaç el ateş ettim bilmiyorum ancak öldürmek isteseydim … çok yakınımdaydı rahatlıkla öldürebilirdim bu şekilde yere ateş edince mermilerden bir tanesi …’e denk gelmiş”, …’nun “…biz içeri girer girmez kendisi silahını çıkararak 5-6 el bana doğru 5-5,5 m. mesafeden ateş etti, benim kaçmama rağmen sıkmaya devam etti, mermilerden bir tanesi karın hizamdan girerek ameliyat oldum,…” şeklindeki beyanları, 16.01.2013 tarihli Jandarma uzmanlık raporunun 1. sayfasının 3. maddesinde “Giysi üzerinde uygulanan renk reaktifleri ile inorganik madde yoğunluğu ve dağılımı belirleme analizi neticesinde; …’na ait kazak üzerinde bulunan delinme bölgesi etrafında atış artıklarına rastlanmış olup yapılan atışın yakın atış olduğu değerlendirilmiştir.” denilmesi, sanığın Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde … otelden ayrıldıktan sonra “…Ben üzerimde bulunan tabancayı …’le ilk tartışmamızdan sonra yukarıda bulunan ve kalmış olduğum odama çıkıp almıştım, normalde olay gecesi üzerimde değildi…” yönündeki beyanına göre sanığın olay öncesinde silahını yanına alarak hazırlıklı olması, olay öncesi ve sonrası olaylardan eylemin ani olarak gerçekleşen bir yaralama eylemi olmaması, hedef alarak yakın mesafeden birden fazla ateş etmesi, katılanın “sağ inguinal bölgede 1 adet -batına nafiz- ateşli silah yarası olup ince barsaklarda, mezosunda ve mesanede perforasyonlar” saptanıp yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtilmesi, sanığın jandarmaya önce olayda kullandığı tabanca yerine kuru sıkı tabancayı vermesi ve olayda kullanılan tabancayı sonradan teslim etmesi nazara alındığında eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmek suretiyle kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmasına, sanık ve müdafii, sanığın eylemini meşru müdafaa sınırı içerisinde veya meşru müdafaa sınırının heyecan, korku veya telaştan kaynaklı olarak aşıldığından bahisle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş ise de olayın kabul ediliş biçimine göre olay sırasında katılanı ön cepheden gören sanığın kendisi aleyhine yakın tehlike oluşturacak herhangi bir silah ve benzeri aleti görebilecek durumda olmasına (ki, sanık …’nda böyle bir aletin ele geçirilmemiş bulunmasına), sanığın söz konusu iş yerinin işleteni olup, iş yerinde birden fazla çalışanının bulunmasına, buna karşılık katılanın

yaralandığı olay sırasına sadece tek başına olay yerine gelmiş olmasına göre, olayda meşru müdafaa veya meşru müdafaa sınırının heyecanla aşılmasını gerektirecek mahiyette bir durumun bulunmadığı anlaşılarak sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığı, katılanın birden fazla basit tahriki oluşturan söz ve hareketlerinin ulaştığı boyut dikkate alınarak, tayin olunan cezadan haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca takdiren (1/3) oranında indirim yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların beyanları, adlî rapor, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin; suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi, aksi halde eylemin yaralama suçunu oluşturacağına, 5237 sayılı Kanun’un 21 …, 25 … ve 27 nci maddelerinin uygulama alanlarının değerlendirilmesi gerektiğine, teşebbüsten fazla ceza verildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği ve dosya kapsamına göre eylemin doğrudan hedef gözeterek, bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi nedeniyle doğrudan kastla işlendiği, eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve dolayısıyla suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleştiği, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasının koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2167 Esas, 2022/3426 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.