Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3257 E. 2023/2436 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3257
KARAR NO : 2023/2436
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine

Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından … F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’ın, gereksiz yere marş söylemek veya slogan atmak ve sevke, nakle veya bunlarla ilgili olarak alınacak tedbirlere karşı çıkmak eylemlerinden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 43üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 48 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca (2 kez) 1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ve 5 gün hücreye koyma disiplin cezaları ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının, 11.05.2016 tarihli ve 2016/270 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin

reddine dair … İnfaz Hakimliğinin, 01.11.2016 tarihli ve 2016/435 Esas, 2016/1003 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2017 tarihli ve 2017/907 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2023 tarihli ve 94660652-105-71-25979-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31947 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31947 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, … Adliyesinden cezaevine götürüldükleri sırada ring aracının kamerasını kapatarak görüntü alınmasını engelleme ve slogan atma eylemi nedeniyle hükümlü hakkında disiplin cezası uygulanmış ise de; söz konusu eylemin, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 37 nci maddesine, “Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir” şeklinde eklenen düzenlemeden önce 26.04.2016 tarihinde gerçekleştiği ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.07.2017 tarihli ve 2017/1460 Esas, 2017/2495 Karar sayılı ilâmında yer alan, “… mahkûm kabul birimine getirildiği esnada jandarma devriyesine hakaret etme eyleminin kurumda gerçekleşmemiş bulunduğu, hücreye koyma disiplin cezasını gerektiren eylemlerden olmadığı gözetilmeden…” ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 07.04.2014 tarihli ve 2014/2918 Esas, 2014/2406 Karar sayılı ilâmında “..somut olayda; hükümlüden cep telefonu ele geçirilen hastane odasının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu durumda hükümlü hakkında belirtilen kanun maddesi uyarınca disiplin cezası verilemeyeceğinden…” şeklinde belirtildiği üzere, hükümlünün eylemlerini gerçekleştirdiği ring aracının ceza infaz kurumu niteliğinde olmaması karşısında, hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun’un anılan maddeleri uyarınca disiplin cezası verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 37 nci maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerlerin de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekmekte ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır.

3. 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında “hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşam sürmesi, güvenliğin vc disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulması emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlal ettiğinde eylemin niteliği ile ağırlık derecesine göre kanunda öngörülen disiplin cezaları uygulanır” denilmekte olup, madde de açıkça kurumda ibaresi kullanıldığı için hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumu dışında duruşmaya götürülürken, tedavi veya muayene için hastaneye götürülürken veya hastane de tedavi olunurken veya ceza infaz kurumları arasında nakilleri sırasında işledikleri eylemlere disiplin cezası verilemeyeceği anlaşılmaktadır.

4. Ceza infaz kurumu dışındaki eylemlerin ceza infaz kurumunda disiplin ve düzeni bozduğu kabul edilerek disiplin cezası verilmesi mümkün değil ise de ceza infaz kurumu dışında hükümlü yada tutukluların gerçekleştirdiği eylemler suç teşkil ediyor ve adli soruşturmayı gerektiriyorsa, adli soruşturma yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

5. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında 26.04.2016 tarihinde Ceza İnfaz kurumundan alınarak Adliye binasına götürüldüğü sırada ring aracının kamerasını kapatarak görüntü alınmasına engel olma, ring aracından Adliye nezarethanesine alındığı ve adliye nezarethanesinden tekrar ring aracına alındığı sırada slogan atma eylemleri nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldığı ve yapılan disiplin soruşturması sonucunda da her iki eyleminden dolayı ayrı ayrı disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.

6. 5275 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında disiplin cezalarının amacının kurumda düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması olduğunun bildirildiği, eylemlerin gerçekleştirildiği tarih itibariyle eylemlerin gerçekleştirildiği ring aracı ile adliye nezarethanesinin ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu durumda hükümlü hakkında belirtilen kanun maddeleri uyarınca disiplin cezası verilemeyeceği ve bu yönden itirazın kabulü gerektiği gözetilmeksizin itiraz merciince itirazın reddine dair verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.11.2017 tarihli ve 2017/907 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.