YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3258
KARAR NO : 2023/4066
KARAR TARİHİ : 09.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Terör örgütü propagandası yapmak suçundan …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü …’ün, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin Midyat M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve …. Kurulu Başkanlığının 22.03.2022 tarihli ve 2022/608 sayılı kararına yönelik şikayetin kabulü ile anılan kararın iptaline dair Midyat İnfaz Hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/649 Esas, 2022/699 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin merci Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/376 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 94660652-105-47-14333-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31943 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31943 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, “Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir.” şeklindeki, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde ise, “terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır.” şeklindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2017/3312 Esas, 2019/2376 Karar sayılı ilâmında, “…Somut olayda hükümlünün infaza konu cezasının terör örgütü propagandası yapmak suçuna ilişkin olduğu, hükümlünün işlediği suçun niteliği gereği örgüt mensubu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, buna rağmen açık ceza infaz kurumuna ayrılması ve hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması yönündeki talebi değerlendirildiği sırada Ceza infaz kurumu idaresi ve İnfaz Hakimliği tarafından örgüt mensubu kabul edilerek hakkında işlem yapılması ve karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi örgüt mensubu olmadığı kesinleşen yargı kararı ile kabul edilen bir kişinin mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığı gibi tamamen subjektif ve bu dosya açısından hukuki açıdan sonuç doğurması mümkün olmayan bir değerlendirmeye konu yapılmasınında yerinde olmadığı…” şeklinde belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, mahkûm olduğu “terör örgütü propagandası yapmak” suçunun niteliği gereği hükümlünün örgüt mensubu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığına dair anılan Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca bir değerlendirme yapılamayacağı, yapılan tespitin ise hükümlü açısından hukukî sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında, 10.03.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan, söz konusu cezasının 1/3’ünü kapalı ceza infaz kurumunda infaz ettiği anlaşılan, aynı zamanda koşullu salıverilme tarihi olan 28.03.2023 tarihine 1 yıldan az süre kalan ve hakkında Midyat M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 22.03.2022 tarihli kararında iyi hâlli olduğu tespit edilen hükümlünün açık ceza evine ayrılabileceği gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Terör örgütü propagandası yapmak suçundan verilen ve kesinleşen 1 yıl 6 ay hapis cezasının infazı ile ilgili Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.03.2022 tarihli ve 2022/624 sayılı
müddetnameye göre, cezasının infazı amacıyla 10.03.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan, koşullu salıverilme tarihi 28.03.2023, bihakkın tahliye tarihi 12.08.2023 olarak tespit edilen, 22.01.2016-16.02.2016 tarihleri arasındaki tutukluluk süresi mahsup edilen hükümlünün, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebi ile ilgili kanun yararına bozma istem yazısında “söz konusu cezasının 1/3 ünü kapalı ceza infaz kurumunda infaz ettiği” şeklinde değerlendirme yapılmasına rağmen, infaza konu ceza süresi, tutuklu kaldığı mahsubuna karar verilen süre ve ceza infaz kurumuna alındığı tarih ile talebinin reddine karar verildiği 22.02.2022 tarihi arasındaki süre dikkate alındığında kabul gibi 1/3 ünü infaz etmediği anlaşılmakla, bu kabulün maddi yazım hatasından mı kaynaklığı, yoksa hükümlünün müddetnamesinde hatamı olduğu, hata var ise buna ilişkin değerlendirme yapılması ve varsa belgenin eklenmesi ayrıca kanun yararına bozmaya konu edilmek istenen hususun tam olarak ne olduğu yönünde oluşan tereddütün giderilmesi için Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan husus yönünden gereğinin takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.06.2023 tarihinde karar verildi.