YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3268
KARAR NO : 2023/2126
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Suça sürüklenen çocuk … hakkındaki karar)
MAHKEMESİ : Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi (Hükümlü … hakkındaki hükmün açıklanması suretiyle verilen karar)
SUÇ : Kasten yaralama
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı
Sanık … … hakkında;
Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2011 tarihli ve 2009/517 Esas, 2011/558 Karar sayılı kararı ile sanık … … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin altıncı fıkrası ve beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 09.09.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hükümlü … hakkında;
Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/580 Esas, 2019/618 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 22.102019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 2019/21716 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/32626 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/32626 sayılı kanun yararına bozma istemlerinin;
“Dosya kapsamına göre,
1) Suça sürüklenen çocuk … yönünden yapılan incelemede,
a) Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkındaki Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2011 tarihli kararının 09.09.2011 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 17.01.2014 tarihinde yeniden suç işlediği nazara alındığında,
5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde düzenlenen basit kasten yaralama suçunun 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu ancak 5237 sayılı Kanun’un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 23.12.2009 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan
zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2011 ile yeni suçun işlendiği 17.01.2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 22.10.2019 tarihinden önce tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
b) Kabule göre de,
Kayden 23.10.1992 doğumlu olup, suç tarihi olan 08.06.2009 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında,
2) Suça sürüklenen çocuk … … yönünden yapılan incelemede,
Kayden 20.10.1992 doğumlu olup, suç tarihi olan 08.06.2009 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Resmî nüfus kayıt örneklerine göre suça sürüklenen çocuk …’ın 20.10.1992 doğumlu, hükümlü …’in 23.10.1992 doğumlu olup suç tarihi olan 08.06.2009 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulundukları belirlenen suça sürüklenen çocuk ve hükümlünün birbirlerinden habersiz katılan ile ayrı ayrı duygusal ilişki kurdukları, bu durumdan haberdar olunca …’ın teklifi ile katılanın … ile birlikte gittiği zeytinlik mevkiine …’in de geldiği, burada kendileri ile oynadığını düşündükleri katılana elleri ile vurmak suretiyle katılanı, Turgutlu Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan, 08.06.2009 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “Sol baldır iç kısımda 4×3 cm.’lik ekimotik alan, …basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir.” şeklinde yaraladıkları belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un, Yaş küçüklüğü başlıklı 31 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili üçüncü fıkrasının ilgili bölümünde yer alan;
“(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında… Diğer cezaların üçte biri indirilir…”
Şeklindeki düzenleme gereği suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ve hükümlünün cezalarından 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim uygulanmaması Kanun’a aykırı olup suça sürüklenen çocuk … yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada …; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”
5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.
Hükümlü … hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
Hükümlünün üzerine atılı suçu 08.06.2009 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 12.07.2011 tarihinde verilip 09.09.2011 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesince 23.12.2009 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün 17.01.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 09.09.2011 ilâ 17.01.2014 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 8 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 17.01.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 23.12.2009 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 22.10.2019 tarihine kadar 01.10.2017 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası gereğince 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle hükümlü … hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Suça sürüklenen çocuk … … hakkında;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2011 tarihli ve 2009/517 Esas, 2011/558 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Suça sürüklenen çocuk … …’in kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 120 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu belirlenmekle suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği (1/3) oranında indirim uygulanarak 80 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 66 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
B. Hükümlü … hakkında;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/580 Esas, 2019/618 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.