YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3278
KARAR NO : 2023/5301
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/295 E., 2022/474 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2014/69 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
b.Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2014/69 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/8453 Esas ve 2021/9713 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2021/295 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
b.Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların eylemi iştirak halinde işlediklerine, sanıkların tamamının yüksek ceza miktarı ile cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
Sanık …’in temyiz istemi; eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, bu nedenle beraat etmesi gerektiğine, haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılan …’un Sorgun ilçesinde bir caminin yanına biçerdöverini park ettiği, bir müddet sonra aynı yere gelen sanık …’in katılanın biçerdöveri yüzünden aracını park ettiği yerden çıkartamadığı bu nedenle sanık …’in katılandan biçerdöver ve römorkunu kaldırmasını istediği, katılanla sanık arasına bu hususta tartışma çıktığı, tartışmanın büyümesi üzerine tarafların birbirlerini darp ettikleri, sanık …’in bu esnada piknik tüpü ile katılanın kafasına vurduğu, darbenin etkisiyle katılanın bilincini kaybettiği ve yere yığıldığı, diğer sanıkların katılanı tedavisi için hastaneye götürdüğü, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide dava konusu olaya bağlı sol kulakta tarif edilen işitme kaybının duyularından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden; sanık …’in üzerine atılı suçlamaları tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde kabul etmesi, diğer sanıkların üzerine atılı suçlamaları tüm aşamalarda inkar etmesi, ayrıca sanık …’in katılanı sanık …’in tüp vurarak yaraladığını gördüğünü belirtmesi ve buna ilişkin ayrıntılı şekilde beyan vermesi, olayın başlangıcının sanık … ile katılan arasındaki
park meselesinden kaynaklanan tartışmaya dayanması ve tarafların bahse konu tüple vurma olayından önce birbirlerini karşılıklı olarak darp etmesi, bozma öncesi beyanlarına başvurulan tanıklar … ve …’un katılanı tüp ile yaralayan şahsa ilişkin kesin bir görgü, bilgilerinin bulunmaması, katılanın soruşturma aşamasında olayın sıcaklığı ile verdiği ifadesinde olayda tarafların üç kişi olduğunu hatırladığını, başka bir şey hatırlamadığını belirtmesine rağmen sonraki aşamalarda sanık …’in kendisine vurmadığını, diğer sanıkların vurmuş olabileceğini belirterek beyanları arasında çelişkiye düşmesi, katılanın olay esnasında aldığı darbenin mahiyeti ve etkisi nedeniyle olayı ve kendisine vuran kişiyi hatırlamaması olağan iken sonradan verdiği ifadelerde kendisine vuran kişiye yönelik tespitlerde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmesi karşısında diğer sanıkların üzerine atılı suçu üstlenmesi için herhangi bir sebep bulunmayan sanık …’in ısrarlı şekilde aşamalarda atılı suçu ikrar etmesi, diğer sanıkların da sanık …’in beyanını doğrulaması ile birlikte katılanın adli raporunun da sanık … beyanıyla doğrulanması karşısında katılanın çelişkili beyanlarına itibar edilmemiş ve bu haliyle sanık …’in ikrarı, diğer sanıkların savunmaları, katılana ait adli muayene raporları hep birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in katılana yönelik kasten yaralama suçunu işlediği, sanıklar … ve …’in üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair dosya kapsamında soyut katılan beyanı haricinde sanıkların mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak somut, net ve inandırıcı delil olmadığından beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden;ilk haksız hareketin sanık …’den geldiği anlaşılmakla sanık hakkında haksız tahrik hükümleri tatbik edilmeksizin hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
2.Sanıkların savunmaları, katılan beyanları, adli tıp raporu, tutanaklar ve adli sicil kayıtları, nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamına göre; sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçunda haksız tahrik indirim maddesinin uygulanmayarak hüküm kurulmasında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2.İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıklar … ve … atılı suçu işlediklerine dair dosya kapsamında soyut katılan beyanı haricinde sanıkların mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak somut, net ve inandırıcı delil olmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk haksız hareketin sanıktan geldiği anlaşıldığından, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2021/295 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden
katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.