YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/354
KARAR NO : 2023/2106
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/171 Esas, 2015/1145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/171 Esas, 2015/1145 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/9947 Esas, 2019/5098 Karar sayılı ilâmıyla;
“a) Sanığın ve mağdurun olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
b) 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen ‘Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.’ şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 16.06.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği …, hakkında takdiri indirim maddesi uygulanan sanık hakkında adli sicil kaydı içeriğinden CMK’nin 231. maddesi kapsamında kaydın bulunduğundan bahisle yasal koşulları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2019/546 Esas, 2019/788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/851 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; mağdurun kendisini tahrik ettiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın, inceleme dışı sanıklar … ve … ile birlikte gittiği parkta mağdur ile karşılaştığı, aralarında tam olarak belirlenemeyen sebeple çıkan tartışma neticesinde sanığın mağdurun yüzüne yumruk attığı, yumruğun etkisi ile yere düşen mağduru tekme tokat vurarak yaraladığı, mağdurun burnunda hayat fonksiyonlarına etki derecesi hafif (1 inci) derece kemik kırığı oluştuğu, inceleme dışı sanıklar … ve … hakkında mağduru yaralama eyleminden verilen beraat kararlarının bozma ilâmı öncesi kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmekle, mağdur aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.
3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Manisa Devlet Hastanesinde görevli KBB Uzmanı tarafından tanzim olunan 22.12.2014 tarihli adlî muayene raporunda özetle; os nasalde fissür tarzında fraktür hattı izlendiği şeklinde yaralanma tarif edildiği, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin hafif (1 nci) derece olduğu görüşü bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Talebi Yönünden
Her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiş ise de sanığın ve mağdurun farklı beyanları ile tam olarak belirlenemeyen nedenle aralarında başlayan sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine mağduru iteklediğini, mağdurun kendisine saldırıldığını beyan etmesi, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen adlî muayene raporunun içeriğinde tespit edilen yaralanma bulguları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/851 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate
alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.