YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3821
KARAR NO : 2023/4652
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
D İ R E N M E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Olası kastla öldürme
KARAR : Direnme
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/3531 Esas, 2022/3690 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/2071 Esas, 2022/7358 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2013/453 Esas, 2017/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2017 tarihli ve 2017/2506 Esas, 2017/2981 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/2071 Esas, 2022/7358 Karar sayılı kararı ile, sanığın atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/3531 Esas, 2022/3690 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi, sanığın suçunun sübuta ermediğine,
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, suçun vasfının taksir olduğuna, eksik araştırmaya, ek savunma alınmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Maktul … ile sanık …’in arkadaş oldukları, zaman zaman sanık ile maktulün sanığın evinde cinsel birliktelik yaşadıkları, başka kadınlarla da ilişki kurması nedeniyle maktulün sanığı kıskandığı, olay tarihinden önce maktulün başka bir erkeğin evine gittiği ve burada isteği dışında cinsel ilişki yaşadığının ileri sürüldüğü ve bu durumun sanık tarafından öğrenildiği, olay öncesinde sanık ile maktulün ilişkilerinin bozulduğu, olay günü sanığın maktul ile arkadaşı
tanık …’ya kendisinin gittiği barda özel loca ayırttığı, maktulün arkadaşının söz konusu bara gittiği, kendilerine ayrılan yere oturdukları, bir müddet sonra sanık … temyiz dışı sanık …’ın geldiği, peşlerinden … boylu, sarışın bir kadının aynı masaya gelerek sanığa samimi şekilde sarılıp öptüğü, maktul …’nun bu olaya bozulması üzerine bu kadının masadan ayrıldığı, maktulün sanığa dönerek “bu kız ne hakla bizim masamıza geliyor, benim yanımda seni öpüyor, bu kadar samimi davranıyor” diye çıkıştığı, aralarında tartışma yaşandığı, sanığın yüksek sesle bağıran maktule sesini yükselterek “sesini kes” diye bağırdığı ve bu bağırma üzerine ortamın iyice gerildiği, tanık …’nın maktulü lavaboya götürdüğü, döndüklerinde sanık … arkadaşının bardan ayrıldığını gördükleri, maktul ile arkadaşı …’nın bir süre daha barda kaldıkları, daha sonra tanık …’nın ailesinin aradığından bahsederek taksi ile maktulün yanından ayrılarak evine gittiği, tanığın ayrılması üzerine maktulün, sanığa nerede olduklarını sorup öğrenerek sanık … temyiz dışı sanık …’ın yanına gittiği, burada bir süre vakit geçirdikten sonra, hep birlikte sanık … temyiz dışı sanık …’ın dairelerinin bulunduğu apartmana gittikleri, temyiz dışı sanık …’ın maktul … sanıktan ayrılarak kendi dairesine çıktığı, sanığın salonda bulunan ikili koltuğa oturduğu ve yarı sızmış durumda bulunduğu sırada maktulün sanığa ait telefonu karıştırdığı, başka kadınlarla görüşme ve mesajlaşmaları kontrol ettiği, eğlence mekanında sarışın kadının öpmesi ve sonrası gerginliğin de yarattığı kıskançlıkla maktulün sanığa ait telefondan tanıklar Gözde ve Merve’yi aradığı, tanıkların ifadelerinde de belirtildiği şekilde bir anlamda sanık ile görüşmelerini sorguladığı ve kızgınlıkla ve hakaretlerle kendilerinden bir daha görüşme yapmamalarını istediği ve hararetli bu görüşmelerden sanığın etkilenip rahatsız olduğu ve maktulün elinden “kimle konuşuyorsun” diye telefonu alarak telefonun ucundaki tanık Merve’ye “boşver, aldırma” dediği, tanığın sanığa, bu durumdan sıkıldığını, yanındaki kadına sahip çıkması gerektiğini söyleyerek çıkışmasının da verdiği etkiyle, maktul … sanığın kavga etmeye başladıkları, tanıklar Nazan, … ve …’un beyanları ile de sabit olduğu üzere evin koridor, salon ve diğer kısımlarında kovalamaca yaşandığı, maktulün, içerisinde “polis”, “polis …”, “… polis” çığlıklarının da olduğu koşturma ve bağrışmalarının ardından, üzerine gelen ve zarar vermesinden kaçıp sıkıştığı balkonun düşük yükseklikteki korkuluğundan apartman dış yüzeyine de sürtünmelerle düşerek beton zemine çarptığı ve “pat” şeklinde kuvvetli bir ses çıkarttığı, sanık …’in arkadaşı …’ın bulunduğu daireye çıktığı, …’tan polisi aramasını istediği, …’ın da tanık …’i arayarak polisi aramasını istediği, daha sonra polisin arandığı, sağlık ekipleri ve polisin olay yerine geldikleri, maktulün olay yerinde ölmüş olduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın maktulü kasten balkondan aşağıya attığının delillerinin dosyada bulunmadığı, ancak sanığın maktule yönelik yaralama eylemini gerçekleştirmek amacıyla kovalaması sırasında maktulün düşebileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam etmiş olması karşısında, sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından, sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Olay öncesinde maktulün sanığın kız arkadaşlarını arayıp hakaret etmesi ve daha sonra maktul … sanık arasında çıkan tartışma sırasında sanığın başından yaralanmış olması hususları göz önüne alınarak, sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulandığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, Hukuki Süreç (3) nolu paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/2071 Esas, 2022/7358 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Her ne kadar Dairemizce, sanık … hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle beraatine karar verilmesi yönünde değerlendirme yapılmış ise de; verilen hükmün oluşa uygun olmadığı, şöyle ki;
Maktul … ile sanık …’in arkadaş oldukları, zaman zaman sanık …’in evine gelerek burada cinsel birliktelik yaşadıkları, sanık …’in başka kadınlarla da ilişki kurması nedeniyle maktulün bu durumu kabullenmeyip sanığı kıskandığı, olay günü sanık …’ün maktul … ile arkadaşı …’ya kendisinin gittiği barda özel loca ayırttığı, maktulün arkadaşı … ile birlikte söz konusu bara gittiği, kendilerine ayrılan yere oturdukları, bir müddet sonra sanıklar … ve …’ın, maktul … tanık …’nın bulunduğu yere geldikleri, peşlerinden … boylu, sarışın bir bayanın aynı masaya gelip, sanık …’e samimi şekilde sarılıp öptüğü, maktul …’nun bu olaya bozulduğu, bunun üzerine bu bayanın masadan ayrıldığı, maktulün sanık …’e dönerek “bu kız ne hakla bizim masamıza geliyor, benim yanımda seni öpüyor, bu kadar samimi davranıyor” diye çıkıştığı, aralarında tartışma başladığı, sanık …’ün de yüksek sesle bağıran maktul …’ya sesini yükselterek
“sesini kes” diye bağırdığı ve bu bağırma üzerine ortamın iyice gerildiği, tanık …’nın maktul …’yu alıp lavaboya götürdüğü, döndüklerinde sanıklar … ve …’ın bardan ayrıldığını gördükleri, Maktul ile arkadaşı …’nın bir süre daha barda kaldıkları, daha sonra tanık …’nın ailesinin aradığından bahsederek taksi ile maktulün yanından ayrıldığı ve evine gittiği, tanığın ayrılması üzerine maktulün, sanık …’e nerede olduklarını sorup öğrenerek sanıkların bulunduğu bara gittiği, burada sanıklarla buluşan maktulün bir süre kaldıktan sonra, sanıklar … ve …’la birlikte, sanıkların dairelerinin bulunduğu apartmana geldikleri, sanık …’ın maktul … sanık …’den ayrılarak kendi dairesine çıktığı, sanık … ve Maktulün sanık …’e ait daireye geçtikleri, sanık …’in salonda bulunan ikili koltuğa oturduğu ve yarı sızmış durumda bulunduğu sırada maktulün sanığa ait telefonu karıştırdığı, başka bayanlarla görüşme ve mesajlaşmaları kontrol ettiği, eğlence mekanında sarışın bayanın öpmesi ve sonrası gerginliğin de yarattığı kıskançlıkla maktulün sanık …’e ait telefondan tanıklar … (…) ve …’i aradığı, tanıkların ifadelerinde de belirtildiği şekilde bir anlamda sanık …’le görüşmelerini sorguladığı ve kızgınlıkla ve hakaretlerle kendilerinden bir daha görüşme yapmamalarını istediği ve hararetli bu görüşmelerden sanık …’in etkilenip rahatsız olduğu ve maktulün elinden “kimle konuşuyorsun” diye telefonu alarak telefonun ucundaki tanık …’e “boşver, aldırma…” diyerek özür beyan edip kapattığı, tanığın sanık …’e, bu durumdan sıkıldığını, yanındaki bayana sahip çıkması gerektiğini söyleyerek çıkışmasının da verdiği etkiyle, maktul … sanık …’in kavga etmeye başladıkları, sanık …’in bu sırada başından yaralandığı, evin koridor, salon ve diğer kısımlarında kovalamaca yaşandığı, maktulün, içerisinde “polis”, “polis …”, “… polis” çığlıklarının da olduğu koşturma ve bağrışmalarının ardından, sanığın üzerine gelmesinden ve zarar vermesinden korkup balkona kaçtığı, kaçıp sıkıştığı balkonun düşük yükseklikteki korkuluğundan apartman dış yüzeyine de sürtünmelerle düşerek beton zemine çarptığı ve “pat” şeklinde kuvvetli bir ses çıkarttığı, maktulün balkondan aşağıya düşmesi sonucu ölümün meydana geldiği anlaşıldığı olayda,
Sanığın maktulü kasten balkondan aşağıya attığının delillerinin dosyada bulunmadığı, ancak sanığın maktule yönelik yaralama eylemini gerçekleştirmek amacıyla kovalaması sırasında maktulün düşebileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam etmiş olması karşısında, sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu gerekçe ile sanığın kasten öldürme suçundan beraatı yolunda değerlendirme yapan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinin delillere uygun düşeceği görüşündeyim.