YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/383
KARAR NO : 2023/4137
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz edenin temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2015/1050 Esas, 2016/980 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında katılanlar … ve …’i silahla olası kastla yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
2. Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2015/1050 Esas, 2016/980 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/17180 Esas, 2021/1979 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu eylemlerinde 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/214 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda;
a) Sanık hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında katılanlar … ve …’i olası kastla yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın katılan …’i basit şekilde yaraladığına dair delil bulunmadığına, isnat edilen basit yaralama ve silahla kasten yaralama suçlarının unsurları oluşmadığına, silahla kasten yaralama suçunun meşru savunma kapsamında kaldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Olay günü sanık …’in kullandığı ve ön koltuğunda temyiz dışı sanık … ve arka koltuğunda temyiz dışı sanık …’in bulunduğu aracın katılan …’in işyerinin önünde durduğu, temyiz dışı sanık …’in, katılan … ile konuşmaya başladığı, katılan …’in arabaya gelmesini istediği, katılan …’in arabanın arka kapısını açarak tam aracın içine girmeden oturduğu, araçta bulunan temyiz dışı sanık …’in alkollü olması ve araçta temyiz dışı sanık …’in bulunması nedeniyle katılan …’in araçtan inerek işyerinin kapısının önüne gittiği, temyiz dışı sanık …’e “git sonra gel konuşalım” şeklinde söylendiği, temyiz dışı sanık …’in katılan …’e arabaya binmesini söylemesine rağmen katılan …’in arabaya binmediği, bunun üzerine başkaca bir olay yaşanmadan aracın hareket ettiği ve
olay yerinden uzaklaştığı, katılan …’in işyerinin önünde beklemeye devam ettiği, belli bir süre sonra temyiz dışı sanık …’un kullandığı ve içinde sanık …, temyiz dışı sanıklar …, … ve …’ın bulunduğu aracın, katılan …’in işyerini geçerek yaklaşık 30-40 metre ötesinde durduğu, aracın içinden sanık … ve temyiz dışı diğer sanıklar …, … ve …’ın çıktığı, en önden hızlı bir şekilde giden temyiz dışı …’in işyerinin önünde bekleyen katılan …’in yüzüne doğru yumrukla vurduğu, katılan …’in kendini koruma içgüdüsüyle ve yumruğunda etkisi ile işyerinin içine doğru gittiği, temyiz dışı sanık …’in, katılan …’e birkaç kez daha yumrukla vurduğu, aralarındaki arbadenin bir süre devam ettiği, sanık …’in de işyeri içine girdiği, bir süre sonra temyiz dışı sanık …’in işyeri dışına doğru yöneldiği, sanık …’in ise içeride katılan … ile kavgaya devam ettiği ve katılan …’e yumruk attığı, sanık … ve temyiz dışı sanık …’in dışarı çıkmalarını müteakip katılan …’in eline aldığı bıçak ile dışarıya çıktığı, kendisine yapılan saldırıya karşı bilinçsizce bıçağı salladığı, ancak herhangi bir yaralama eyleminde bulunmadığı, bunun üzerine sanık ve temyiz dışı sanıkların olay yerinden uzaklaştıkları, katılan …’in elinde bıçak olduğu halde sanık ve temyiz dışı sanıkların bulunduğu aracın önünde durarak aracın gitmesine müsaade etmediği, sürücü temyiz dışı sanık …’un aracı hareket ettirmek istediği ancak ettiremediği, bu esnada katılan …’in de gelerek aracın gitmesini engellemek için aracın önüne geçtiği, araç sürücü koltuğunda bulunan temyiz dışı sanık …’un araçtan indiği ve bir daha araca binmediği, sürücü koltuğuna sanık …’in geçtiği, birkaç sefer gidecekmiş gibi yaptığı ancak aracın önünde katılanlar olduğu için gidemediği, en sonunda katılanlara çarparak aracı hareket ettirdiği ve hızla olay yerinden uzaklaştığı, sanık …’in, katılan …’e yönelik yumrukla vurmak suretiyle kasten basit yaralama suçunu işlediği hususunda tam bir vicdani kanının oluştuğu, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, kastın yoğunluğu ve güttüğü amaç, suçun işleniş şekli, eylemin planlanarak gerçekleştirilmiş olması dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiği, sanık …’in, arabayla hareket etmesini engellemek isteyen katılanları önünde insan varken aracın hareket etmesi halinde aracın önünde bulunan kişilerin yaralanacağını bilmesine ve öngörmesine rağmen olursa olsun kastıyla hareket ederek arabayı hareket ettirmesi sonucunda yaraladığı, sanık …’in katılanlara yönelik silahla(arabayla) kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu ve güttüğü amaç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
2. Sanık savunması, katılanların beyanları, adlî raporlar, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi uyarınca basit yargılama usûlünün takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesindeki yönteme uygun şekilde basit yargılama usulü uygulanmadığı, duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılama yapıldığı halde, uygulama sırasında sanığın cezasında aynı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık müdafiinin; sanığın katılan …’i basit şekilde yaraladığına dair delil bulunmadığına, isnat edilen basit yaralama ve silahla kasten yaralama suçlarının unsurları oluşmadığına, silahla kasten yaralama suçunun meşru savunma kapsamında kaldığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanık savunması, katılanların beyanları, olay yerini gösteren kameralara ait görüntüler ve bu görüntülere ait bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların unsurlarının oluştuğu ve suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması ve katılanlardan sanığa yönelen etki-tepki dengesini bozacak nitelikte haksız söz veya davranış bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/214 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.