YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3833
KARAR NO : 2023/2749
KARAR TARİHİ : 05.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine
Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak ve hakaret suçlarından … F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’ün, gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 48 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 04.11.2019 tarihli ve 2019/568 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin reddine ilişkin … İnfaz Hâkimliğinin 07.02.2020 tarihli ve 2019/2045 Esas, 2020/294 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/225 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2023 tarihli ve 94660652-105-71-25600-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve 2023/32734 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve 2023/32734 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Karar tarihinden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 37 nci maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekecek ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, hükümlünün, hastaneye sevk edilmek üzere getirildiği ceza infaz kurumu mahkûm kabul biriminde üst araması yapılırken slogan atma eylemi nedeniyle hakkında disiplin cezası uygulanmış ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.07.2017 tarihli ve 2017/1460 Esas, 2017/2495 Karar sayılı ilâmında yer alan, “… mahkûm kabul birimine getirildiği esnada jandarma devriyesine hakaret etme eyleminin kurumda gerçekleşmemiş bulunduğu, hücreye koyma disiplin cezasını gerektiren eylemlerden olmadığı gözetilmeden…” ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 07.04.2014 tarihli ve 2014/2918 Esas, 2014/2406 Karar sayılı ilâmında “..somut olayda; hükümlüden cep telefonu ele geçirilen hastane odasının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu durumda hükümlü hakkında belirtilen kanun maddesi uyarınca disiplin cezası verilemeyeceğinden…” şeklinde belirtildiği üzere, hükümlünün eylemini gerçekleştirdiği mahkûm kabul biriminin ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu halde hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun’nun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca disiplin cezası verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayamlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 37 nci maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerlerin de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekmekte ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır.
3. 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında “hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşam sürmesi, güvenliğin vc disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulması emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlal ettiğinde eylemin niteliği ile ağırlık derecesine göre kanunda öngörülen disiplin cezaları uygulanır” denilmekte olup, madde de açıkça kurumda ibaresi kullanıldığı için hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumu dışında duruşmaya götürülürken, tedavi veya muayene için hastaneye götürülürken veya hastane de tedavi olunurken veya ceza infaz kurumları arasında nakilleri sırasında işledikleri eylemlere disiplin cezası verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
4. Ceza infaz kurumu dışındaki eylemlerin ceza infaz kurumunda disiplin ve düzeni bozduğu kabul edilerek disiplin cezası verilmesi mümkün değil ise de ceza infaz kurumu dışında hükümlü yada tutukluların gerçekleştirdiği eylemler suç teşkil ediyor ve adli soruşturmayı gerektiriyorsa, adli soruşturma yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
5. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlünün, 25.10.2019 tarihinde hastaneye sevk edilmek üzere getirildiği ceza infaz kurumu mahkûm kabul biriminde üst araması yapılırken slogan atma eylemi nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldığı ve yapılan disiplin soruşturması sonucunda da disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.
6. 5275 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında disiplin cezalarının amacının kurumda düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması olduğunun bildirildiği, eylemin gerçekleştirildiği tarih itibariyle eylemin gerçekleştirildiği mahkum kabul biriminin ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu durumda hükümlü hakkında belirtilen kanun maddeleri uyarınca disiplin cezası verilemeyeceği ve bu yönden itirazın kabulü gerektiği gözetilmeksizin itiraz merciince itirazın reddine dair verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.02.2020 tarihli ve 2020/225 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2023 tarihinde karar verildi.