Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3969 E. 2023/2774 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3969
KARAR NO : 2023/2774
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
KARAR : Mahkûmiyet

… 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/731 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 07.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/18099 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34602 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34602 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesindeki ‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması… gerekir.’ şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın önceki tarihli kasıtlı işlemiş olduğu bir suç nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/440 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar verildiği ve anılan kararın suç tarihinin 15.04.2020, kesinleşme tarihinin ise 27.05.2021 olduğu, bu halde, incelemeye konu suç tarihi olan 28.02.2020 tarihi itibarıyla sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun kabul edilemeyeceği ve belirtilen nedenle söz konusu ilâmın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,
a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,
b) Suçun 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on dördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
d) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
f) Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmamasına ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca, mezkûr maddenin sekizinci fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklinde düzenlenme yer almaktadır.

Bu düzenlemeye ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesinin gerekçesinde bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 24.06.2014 tarihinden sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili aynı denetim süresi içerisinde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.

2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Mahkemece hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlünün adlî sicil kaydının incelenmesinde; görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından verilen … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/440 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.09.2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren hükümlü hakkında denetim süresi başlamıştır. Hükümlü 28.02.2020 tarihinde inceleme konusu suçu işlemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinde fıkrasının ilgili bölümünde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenleme uyarınca inceleme konusu kasten yaralamaya teşebbüs suçu yönünden hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Hükümlünün kasten yaralamaya teşebbüs suçunu adlî sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira hükümlünün bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 08.09.2021 tarihinde başlamış ve kasten yaralamaya teşebbüs suçundan Mahkemece 07.03.2022 tarihinde karar verilmiştir. 08.09.2021 tarihinden sonra hükümlü hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında Mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.