Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3970 E. 2023/2758 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3970
KARAR NO : 2023/2758
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine dair karar

Develi Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.04.2022 tarihli ve 2020/70 Soruşturma, 2022/264 Esas, 2022/233 İddianame sayılı evrakı ile tanzim olunan iddianamenin iadesine ilişkin Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/227 İddianame Değerlendirme numaralı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2022 tarihli ve 2022/145 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin olmakla 06.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 2022/17833 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/25779 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/25779 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/2248 Esas, 2020/14207 Karar sayılı ilamında ‘CMK’nın 174/2. maddesinde ise açıkça; suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirtilemektedir. Ceza muhakemesinde yaptığı soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet savcısının, sonuç çıkarma aşamasında suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır. Buna göre yapılan soruşturma sonucunda, tipik fiilin, Kanun’un hangi maddesindeki suçu oluşturduğunu Cumhuriyet savcısı gösterecek ancak hakim, bu gösterim ile bağlı olmayacaktır. Hakim, hükmünü, CMK’nın 225/1. maddesine göre; iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verecektir. Hakimin, Cumhuriyet savcısının yaptığı nitelendirme ile bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönde de iade edemeyeceği CMK’nın 174/2. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; hakimin, Cumhuriyet savcısının düzenleyip sunduğu iddianameyi, suçun yağma suçununu oluşturabileceği ve bu suça bakmakla görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle iade etmesi, iade üzerine yapılan itirazın, itirazı incelemekle görevli ve yetkili Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi, Kanun’a aykırı görülüp, tebliğnamedeki talep yerinde görülmüştür…” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, Develi Asliye Ceza Mahkemesince, şüphelilerin müştekiye bıçak çekerek ve yaralayarak 500,00 Türk lirasını teslime zorladıkları hususunda şüpheye düşüldüğünden bahisle bu suçla ilgili yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemelerinde olduğu gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan ‘Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.’ hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, iade gerekçesinin yüklenen ‘suçun hukuki niteliğinin belirlenmesine’ yönelik olduğu ve hukuki nitelendirme nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği belirtildikten sonra, aynı maddenin devam eden fıkraları

gereği soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının, bir iddianame düzenleyeceği, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede şüphelinin kimliğinin, varsa müdafisinin, maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliğinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin vekilinin veya kanunî temsilcisinin, açıklanmasında sakınca bulunmaması hâlinde ihbarda bulunan kişinin kimliğinin, şikâyette bulunan kişinin kimliğinin, şikâyetin yapıldığı tarihin, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddelerinin, yüklenen suçun işlendiği yerin, tarihin ve zaman diliminin, suçun delillerinin, şüphelinin tutuklu olup olmadığının, tutuklanmış ise gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların sürelerinin gösterileceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı düzenleme uyarınca iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı, iddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususların değil, lehine olan hususların da ileri sürüleceği, iddianamenin sonuç kısmında da işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiğinin; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbirinin açıkça belirtileceği öngörülmüştür.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinde yer alan düzenleme ile Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle aynı Kanun’un 170 inci maddesinde öngörülen hususlara aykırı olarak veya suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen ya da ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usûlü uygulanmadan düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verileceği, ancak suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği hüküm altında alınmıştır.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Develi Asliye Ceza Mahkemesince “şüphelilerin eylemlerinin TCK.’nın 148/1, TCK’nın 149/1-a, c maddesinde düzenlenen Nitelikli Yağma suçunu oluşturabileceği hususunda kanaate varılmış, bu suçun yargılama yapma görev ve yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesinde olduğu” gerekçe gösterilerek iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; belirtilen husus suçun hukukî nitelendirilmesine ilişkin bulunduğundan, iddianamenin iadesi nedeni olamayacağı belirlenmekle merci tarafından iddianamenin iadesine itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2022 tarihli ve 2022/145 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.