YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3987
KARAR NO : 2023/6115
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1708 E., 2023/4 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfının tasarlayarak öldürme olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün olay yeri olan pastaneye yakın yerde … İletişim isimli iş yeri olduğu, sanığın zaman zaman maktulün iş yerine giderek fatura ödediği, olay günü sanığın saat 13.26 sıralarında pastaneye geldiği ve oturmaya başladığı, maktulün pastaneye giriş yaptığı 14.52 sıralarına kadar oturduğu ve birşeyler yiyip içtiği, saat 13.27 sıralarında suçta kullandığı bıçağı montunun cebinden çıkarıp incelediği, saat 14.52’de maktulün mekana giriş yaptığı ve sanığın bulunduğu tarafa doğru yürürken eliyle selam verdiği, maktulün sanığın yanından geçerken kısa bir şeyler söylediği, maktulün kafasını oynattığı, maktulün kamera açısından çıktığında sanığın maktule baktığı, maktul döndüğünde sanığın sakız çiğneyerek beklemeye devam ettiği, maktulün pastane çalışanı ile konuşmaya başladığı, sanığın maktulü izlediği, maktul sipariş ettiği böreği yerken sanığın kalkıp yürümeye başladığı, kamera açısından çıktığı, ardından bir dakika içerisinde geri dönerek elindeki para ile tezgaha doğru yöneldiği, tezgahın bulunduğu kolonun arkasından dolanarak maktulün bulunduğu masaya gidip üzerinde bulunan bıçağı kemerinin içerisinden çıkartarak maktulü bıçaklamaya başladığı, iş yeri sahibi …’ın müdahalesi ile sanığın maktulün üstünden alındığı, sanığın dışarıya çıkartıldığı, dışarı çıkartıldıktan sonra kamera açısından çıktığı, sanığın eylemi sonucu maktulün beş yerinden yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunması ikrara yöneliktir.
3. Maktulün kesin ölüm nedeninin tespitine yönelik Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 26.03.2022 tarihli;
“1. Kişinin vücudunda 4 (dört) adet kesici delici alet yarası ve 1 (bir) adet … vasıfta yara tespit edilmiş olup, dış muayenede 1, 2 ve 4 numaralarda tarif edilen yerlerden ika edilen kesici delici aletlerin oluşturdukları yaralanmaların müstakilen öldürücü nitelikte oldukları, diğer yaralanmaların öldürücü nitelikte olmadığı,
2. Kesici delici alet yaraları kenar ve açı özelliklerine göre kullanılan alet/aletlerin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt nitelikte olduğu, … vasıfta yaranın da aynı aletin keski kenarı veya ucu ile oluşabileceği,
3. Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesileri ile birlikte, iç organ yaralanmalarından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği “
Görüşlerini içerir otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanık savunmaları, katılan beyanı, tanık anlatımları, Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 15.02.2022 tarihli olay yeri inceleme raporu, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 08.04.2022 tarihli DNA analizine ilişkin uzmanlık raporu, güvenlik kamera görüntüsü inceleme ve değerlendirme tutanağı, araştırma tutanağı, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin ve Tebliğnamenin Suç Vasfına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanamayacağı, yine Dairemizin yerleşik kararlarında canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmek gerektiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmaları gözetildiğinde sanığın canavarca hisle öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı anlaşılmış olup belirlenen suç vasfı yönünde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Akıl Sağlığı Yönünden
Sanığın soruşturma aşamasında kolluk kuvvetince alınan “Benden sormuş olduğunuz … isimli şahsı yaklaşık 5 yıldır tanırım. Kendisi bağcılar ilçesinde telefonculuk yapardı, ben de bazen yanına giderek fatura ödüyordum, alış veriş yapıyordum. Böylelikle ile kendisini tanıdım. Yine söz konusu olayın meydana geldiği Leziz Sarıyer Börek isimli iş yerinde de kendisi ile karşılaşırdım. Selamlaşırdık. Bunun dışında bir samimiyetim yoktur. Kendisi ile aram yaklaşık 5 ay önce bozuldu. Benim iş yaptığım soy ismini bilmediğim kadir isimli biri ile aram bozulmuştu, kendisi de Kadir’in arkadaşı olduğundan dolayı bana cephe aldı. Ben nereye gidersem … isimli şahıs adamlarını göndererek benimle dalga geçmelerini, benim işlerimin gecikmesini sağlıyordu. Bana hakaretlerde bulunuyordu. Bu süreçte çevredeki esnaflar ve mahalledekiler benimle dalga geçmeye başladı. Eşimden boşandıktan sonra eski eşimle ilgili “Eşini kullandırıyor” dendi. 2-3 ay önce sevdiğim bir bayan oldu. Onun hakkında da “Sevgilini elinden alacağız” şeklinde konuşmalar oldu” şeklindeki savunması ile Cumhuriyet savcılığında alınan “Ben Güneşli’de bulunan ismini bilmediğim işyerinde beş ay kadar önce çalıştığım sırada Mardinli bir şahısla tartıştım. Bu nedenle işten ayrılmak zorunda kaldım
ancak bu kişi beni rahatsız etmeye devam etti. Beni tanıyan kişilere benimle dalga geçilmesi konusunda konuşmalar yaptı, peşime insanlar taktı. Bu eylemler iki ay kadar devam etti. Çevremdeki insanların bu şekilde konuşmalarına artık tahammülüm kalmadı. En son dört sene kadar önce boşandığım eşimle evlilik birlikteliği içerisindeyken başka kişilerin ilişkisi olduğuna dair cuma günü (11.02.2022) söylentiler çıktı. Ben nereye gitsem benim hakkımda konuştuklarını anlıyordum. Benim için sevgilimi elinden alacaklarını da söylüyorlardı. Yenibosna semtinde cuma günü yeni başladığım işyerinde de aynı şekilde benim hakkımda sözler duydum.Ancak bu işyerinin adresini de ve kimlerin benim hakkında konuştuğunu bilemiyorum. Salı günü hakkımdaki bu sözler nedeniyle büyük rahatsızlık duydum ve işe gitmedim. Saat 13.10’da Sarıyer Börekçisi isimli evime yakın pastaneye çay içmeye gitim. Burada yaklaşık 40 dakika kadar kaldım. Oranın sahibi olan Ramazan isimli kişiyle sohbet ettim. Daha sonra ölen kişi geldi. Bana nasılsın dedi, ben iyiyim, kendisine sen nasılsın dediğimde benimle dalga geçer gibi “Hayat devam eder” şeklinde manalı söz söyledi. Ben bunun üzerine alındım, tahrik oldum.” Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda “5 aydır süren çalışma ortamımda gittiğim yerlerde esnaflar benim 2-3 metre uzağımda bana karşı kötü, beni incitecek, kıracak konuşmalar oldu son günlerde artık irademi kaybettim, ben pastanede kahvaltı yapıyordum 35-40 dakika boyunca oturdum daha sonra maktul geldi benimle dalga geçer şekilde konuştu ben irademi kaybetmiştim, kafamda bir anda ona karşı bu olayı gerçekleştirmek geçti lavaboya indim olay öncesi ekmek bıçağı almıştım o cebimde idi. Aşağı inip kemerimin yanına sıkıştırdım yukarı çıktım ve olayı gerçekleştirdim” şeklindeki savunması, sorgudaki sanık müdafiinin sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi talebi ve tanık …’ın kolluktaki ifadesinde sanığın elinde bıçağı almaya çalıştıkları sırada sanığın “Birkaç kişi daha öldüreceğim, katliam yapacağım” şeklinde söylediğini beyan etmesi, sanığın yargılama aşamasında savunma yapmaması hususları göz önüne alındığında, sanığın suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından sanığın varsa önceki rapor ve tedavi evrakları da eklenerek tüm tahkikat dosyası ile birlikte en yakın Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevki ile raporunun aldırılması, raporun sonucuna göre Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına aldırıldıktan sonra düzenlenecek raporla birlikte Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna gönderilmesi, suç tarihinde işlediği “kasten öldürme” fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki mevcut olması halinde, sanığın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi, muayenesi de yapılarak rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.