YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4070
KARAR NO : 2023/3257
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
KARAR : Aynen infaz
Gasp suçundan Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2006 tarihli ve 2006/693 değik iş Esas, 2006/698 değişik iş Karar sayılı kararıyla 16 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü …’nin, iş bu cezasının infazı sırasında, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19 uncu maddesi ve 2148 sayılı Kanun gereğince 02.06.2010 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine ilişkin Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2010 tarihli ve 2010/372 değişik iş sayılı kararını müteakip, adı geçen hükümlünün denetim süresi içinde 22.07.2010 tarihinde işlemiş olduğu nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza
Mahkemesinin, 16.02.2017 tarihli ve 2015/29 Esas, 2017/66 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay ve 1 yıl hapis cezalarına mahkum olması sebebiyle ikinci suçun işlendiği 22.07.2010 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 28.05.2020 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/472 değişik iş sayılı kararı sonrası,
İnfaz savcılığı tarafından 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında değerlendirme yapılması talebinde bulunulması üzerine, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/472 değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına, denetim süresi içerisinde işlediği suçlardan dolayı mahkum olduğu 2 yıl 6 ay hapis cezasının iki katı olan 4 yıl 12 ay sürenin suç tarihi olan 22.07.2010 tarihinden başlayarak aynen çektirilmesine ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2020/761 değişik iş sayılı kararını takiben, hükümlünün hakederek tahliye tarihi dolmadan 05.03.2018 tarihinde işlemiş olduğu tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2021 tarihli ve 2018/234 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararıyla 6 ay 22 gün hapis cezasına mahkum olduğundan bahisle, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2020 tarihli şartla tahliye kararının geri alınması kararının kaldırılmasına, hükümlünün denetim süresinde işlediği suçlar nedeniyle aldığı 1 yıl 6 ay, 1 yıl ve 6 ay 22 gün hapis cezası sürelerinin 2 katı olan 4 yıl 24 ay 44 gün hapis cezasının aynen infazına yönelik talep üzerine, 22.07.2010 ile 17.07.2013 tarihleri arasında kalan 1090 gün ve 05.03.2018 ile 13.09.2019 tarihleri arasında kalan 404 gün sürenin aynen infazına ilişkin Bakırköy 4. İnfaz Hakimliğinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/10727 Esas, 2021/10868 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 94660652-105-34-2914-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve 2023/38829 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve 2023/38829 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün 02.06.2010 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine ilişkin Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 tarihli ve 2010/372 değişik iş sayılı kararını müteakip, denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçlardan aldığı 1 yıl 6 ay, 1 yıl ve 6 ay 22 gün hapis cezalarının 2 katı süresinin aynen infazına karar verilmesi yönünde İnfaz savcılığı tarafından talepte bulunulması üzerine, Bakırköy 4. İnfaz Hakimliğinin 15.11.2021 tarihli kararı ile denetim süresi içerisinde işlenen ve birbiri ile aynı sürenin ikinci kez infazı durumunda kalmayan 1090 ve 404 günlük sürelerin aynen infazına karar verilebileceğinden bahisle talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;
İnfaz dosyası incelendiğinde;
Adı geçen hükümlünün, Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2006 tarihli ve 2006/693 değik iş Esas, 2006/698 değişik iş Karar sayılı kararıyla verilen 16 yıl 8 ay hapis cezasının Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezalarının İnfazı Hakkında Kanun’un 19 ve ek 2 nci madde hükümleri
dikkate alınarak 1/2 oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle düzenlenen 02.02.2010 tarihli ve 2010/7-1216 sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 28.05.2020, koşullu salıverilme tarihinin ise 02.06.2010 olarak belirlendiği,
Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 tarihli ve 2010/372 değişik iş sayılı kararı ile 647 sayılı Kanun’un 19 ncu maddesi uyarınca 02.06.2010 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye edildiği,
İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun’a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 28.05.2020 tarihine kadar devam edeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede,
Hükümlünün şartla tahliye edilmesini müteakip, deneme süresi içerisinde işlediği suçlar sebebiyle yapılacak hesaplamaya göre;
a- 22.07.2010 tarihinde işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2015/29 Esas, 2017/66 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay ve 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezaların iki katı olan 4 yıl 12 aylık süreyi kapsayan 22.07.2010-22.07.2015 tarihleri arasındaki,
b- 05.03.2018 tarihinde işlediği tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli ve 2018/234 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararıyla 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 12 ay 44 günlük süreyi kapsayan 05.03.2018-18.04.2019 tarihleri arasındaki,
(c- 22.01.2016 tarihinde işlediği tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan Sillivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/147 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararıyla verilen 4 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin karar tarihinin, Bakırköy 4. İnfaz Hakimliğinin 15.11.2021 tarihli kararından sonra olacak şekilde 06.05.2022 olması nedeniyle hesaplamaya dahil edilmemiştir.)
Sürelerin hükümlünün bihakkın tahliye tarihi olan 28.05.2020 tarihini geçmediği,
Bu haliyle, denetim süresi içerisinde işlediği suçlar nedeniyle geri alınacak süre bakımından 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü lehine olduğu ve koşullu salıverildikten sonra denetim süresi içerisinde birden çok suç işlediği anlaşılan hükümlünün koşullu salıverilmesinin kaldırılarak, denetim süresi içinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan mahkum olduğu hapis cezalarının toplamı olan 2 yıl 12 ay 22 gün sürenin 2 katı olan 4 yıl 24 ay 44 günlük sürenin yukarıda belirtilen tarihler arasında ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin on üçüncü fıkrasında yer alan “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Hükümlünün infaza konu içtimalı 16 yıl 8 ay hapis cezasının infazı sırasında 02.06.2010 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 28.05.2020 olarak tespit edilen hükümlünün denetim süresi içerisinde 22.07.2010 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan 1 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 1 yıl hapis, 05.03.2018 tarihinde işlediği tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
4. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin on üçüncü fıkrasına göre; “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin geri alınması” gerektiğinden, 22.07.2010 tarihinde işlediği suçlar nedeniyle suç tarihinden başlayarak 1 yıl 6 ay ve 1 yıl hapis cezasının iki katı olan 4 yıl 12 aylık sürenin, 05.03.2018 tarihinde işlediği suç nedeniyle suç tarihinden başlayarak 6 ay 22 gün hapis cezasının iki katı olan 12 ay 44 günlük sürenin geri alınması gerektiği, suç tarihinden başlayarak geri alınmasına karar verilmesi gereken sürelerin bihakkın tahliye tarihini geçmediği gibi her üç suçtan dolayı geri alınmasına karar verilmesi gereken sürelerin toplamı da dikkate alındığında 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü lehine olduğu anlaşılmaktadır.
4. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin on üçüncü fıkrasında yapılan değişikliğe bakıldığında, şartla tahliye kararının geri alınması durumunda, şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde işlediği her bir suç için suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde, işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin geri alınması yönünde yasa koyucunun iradesini ortaya koyduğu, denetim süresi içerisinde işlenen suçların birden çok olması durumunda aynı tarihte işlenmesi ile farklı tarihte işlenmeleri arasında farklı uygulama yapılması yönünde herhangi bir irade ortaya koymadığı, bu durumda denetim süresinde birden çok suç işlemesi durumunda işlenen suçların aynı tarihte işlenmesi ile farklı tarihte işlenmeleri arasında, verilen hapis cezalarının sürelerine göre geri alınması gereken süreler suç tarihinden başlayarak ayrı ayrı hesaplama yapıldığında bihakkın tahliye tarihini geçmiyor ise herhangi bir fark bulunmadığı, farklı uygulama yapılmasının eşitlik ilkesine, yasa koyucunun amacına ve hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olabileceği değerlendirilmekle, İnfaz Hakimliğince geri alınmasına karar verilen sürelerin çakıştığından bahisle çakışan sürenin aynen infazına yer olmadığına dair verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan sebeple yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 4. İnfaz Hakimliğince verilen 15.11.2021 tarihli ve 2021/10727 Esas, 2021/10868 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.