YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4077
KARAR NO : 2023/3253
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan … 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümözlü olarak bulunan …’in, haftalık telefonla görüş süresinin uzatılmasına ilişkin talebinin reddine ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.03.2022 tarihli ve 2022/3791 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin, idari yargıda çözümlenmesi gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Karşıyaka 2. İnfaz Hâkimliğinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/1209 Esas, 2022/1233 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/1291 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.03.2023 tarihli ve 94660652-105-35-26937-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve 2023/37653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve 2023/37653 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, hükümözlünün haftalık telefonla görüş süresinin uzatılmasına ilişkin talepte bulunması üzerine, anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.03.2022 tarihli kararı ile özetle, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde yer alan, “Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir.” şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü/tutukluların dışarı ile olan ilişkilerinin devamının sağlanması amacıyla pandemi nedeniyle kapalı ve açık görüşlerin yerine telefon görüş hakkına haftalık ek bir telefon görüş hakkı tanınmasının uygun olacağı değerlendirilerek haftalık 20 dakika olacak şekilde kullandırılmasının sağlanıldığı, ancak ziyaretlerin açılması sebebi ile ek telefon görüşme hakkı tanınması suretiyle görüş süresinin artırılması uygulamasına son verildiği, bu aşamada kurumda bulunan hükümlü ve tutuklulara ayrım yapılmaksızın 10 dakika telefon görüşü yaptırıldığı cihetle, hükümlünün atılı suçu dolayısı ile Bakanlıkça belirlenen kriterler çerçevesinde 10 dakika görüşme yapabileceği anlaşıldığından talebinin reddine karar verildiği,
Anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.03.2022 tarihli kararına karşı yapılan şikayet üzerine verilen Karşıyaka 2. İnfaz Hâkimliğinin 17.03.2022 tarihli kararında özetle, itiraza konu idare ve gözlem kurulu kararında; ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu) projesi kapsamında halen alt yapı çalışmaları, görüşme kabini kurulumu, internet erişimi ve sistemin topyekün aktif hale getirilmesi ve UYAP sistemine entegrasyon sürecinin halen devam ettiği, bu aşamada sistemin deneme-pilot uygulama aşamasında olduğu, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yönetmeliğin 74 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan, “… teknik alt yapının kurulumu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda…” şeklindeki açıklama ile uygulama yerinin belirtildiği, ilgili infaz kurumunun Bakanlıkça belirlenen kurumlar arasında bulunmadığı gözetildiğinde ACEP Projesinin altyapı, fiziki koşulları, internet sağlanması ve erişime açılması ve aktif hale getirilmesi tamamen idareye ait işlemler olup, bu işlemlerle ilgili itiraz ve iptal taleplerinin idari yargı yerlerinde yapılması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmış ise de,
4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “İnfaz hâkimliklerinin görevleri” başlıklı 4 üncü maddesinde yer alan, ” … 1.Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri,
yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.
5. (Ek:14.4.2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.
6. (Ek:14.4.2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.
7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.” şeklindeki,
Anılan Kanun’un “İnfaz Hâkimliğine Şikayet ve Usulü” başlıklı 5 inci maddesinde yer alan, ”Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet Başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir.
Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.
Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.
Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.” şeklindeki,
Anılan Kanun’un “İnfaz Hâkimliğince Şikâyet Üzerine Verilen Kararlar” başlıklı 6 ncı maddesinde yer alan, ”Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı mercinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.
Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar
verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22.7.2010 – 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.
İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.
İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.
(Değişik beşinci fıkra:14.4.2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.
İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…) yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
İnfaz Hâkimliğinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin denetimine yönelik görevinin, bu işlemlerin şikâyet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenmesine ilişkin olduğu, şikâyet kabul edilse dahi idarenin yerine geçerek mahkemece bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, bu itibarla somut olayda hükümlünün haftalık telefonla görüşme süresinin uzatılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.03.2022 tarihli kararına karşı yapılan şikayeti inceleme görev ve yetkisinin İnfaz Hakimliğine ait olduğu, İnfaz Hakimliğinin idarenin yerine geçerek haftalık görüşme süresine ilişkin bir belirleme yapması mümkün olmamakla birlikte, anılan şikayet üzerine İnfaz Hakimliğince esastan inceleme yapılarak 4675 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde belirtilen şekilde (.. şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine…) karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mercince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün, haftalık telefon ile görüşme süresinin, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 üncü maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde belirlendiğini, yönetmelikteki düzenlemeye rağmen cezaevi idaresinin hükümlü ve tutuklular arasında telefon ile görüşme hakkını kullandırma bakımından eşitlik ilkesine aykırı davrandığını ileri sürerek cezaevi idaresinin bu konudaki uygulamasını şikayet konusu yaptığı anlaşılmakla, hükümlünün şikayeti ile ilgili İnfaz Hakimliğince esastan inceleme yapılarak 4675 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince şikayetin yerinde görülmemesi halinde reddine, yerinde görülmesi halinde ise verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına dair İnfaz Hakimliğince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.04.2022 tarihli ve 2022/1291 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.