YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4079
KARAR NO : 2023/3350
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
… 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/949 Esas, 2022/332 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 20.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.03.2023 tarihli ve 2022/21638 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37547 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37547 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan silahla basit kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine, anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda suç tarihinin 15.02.2008, savunmasının alındığı tarihin 18.11.2008 olduğu ve sanık hakkında verilen 18.11.2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.11.2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 22.07.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 26.11.2008 ile 22.07.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 22.07.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın savunmasının alındığı tarih olan 18.11.2008 ile hükmün açıklandığı 20.04.2022 tarihine kadar olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hükümlünün aralarında husumet bulunan mağduru bıçakla, … … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Polikliniği tarafından tanzim olunan, 15.02.2008 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “occipital bölgede ödem, sol el 4-5. parmaklar arasında cilt cilt altı yaralanma, sağ göz kenarında ödem ekimoz, burun sırtında ekimoz, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir.” şeklinde yaraladığı anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeyi haizdir.
5. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
6. Hükümlünün atılı suçu 15.02.2008 tarihinde işlediği, 18.11.2008 tarihinde savunmasının alındığı ve aynı tarihte verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26.11.2008 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 22.07.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 26.11.2008 ilâ 22.07.2011 tarihleri arasında 2 yıl 7 ay 26 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 22.07.2011 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 18.11.2008 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 20.04.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 14.07.2019 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/949 Esas, 2022/332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.