Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/433 E. 2023/3780 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/433
KARAR NO : 2023/3780
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 80. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/1097 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 8 taksitte tahsiline karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/13026 Esas, 2020/19077 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
b) 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Sanık hakkında bozma ilâmı sonrasında 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması suretiyle karar verilmiş ancak; sanığın itirazı üzerine genel hükümlere göre dosya yeniden ele alınmış ve İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 8 taksitte tahsiline ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kardeş olan sanık ve mağdur arasında olay günü ailevi nedenlerle çıkan tartışma sırasında, sanığın bıçakla mağduru basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdur beyanları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurun yaralanmasına ilişkin İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.12.2014 tarihli adlî muayene raporuna göre; mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın eylemini kardeşine karşı silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin de uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/12-463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntem infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanığın; suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, mağdurun beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği ve sanığın kısmi ikrarı karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve kasten yaralama suçunun tüm unsurlarının gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık lehine uygulanmayan hükümler yönünden Mahkemece yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşılmakla, sanığın anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.