Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4388 E. 2023/4591 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4388
KARAR NO : 2023/4591
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten yaralama

Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2022 tarihli ve 2021/1100 Esas, 2022/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ilişkin hükme yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/259 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 25.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 2022/23675 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41245 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41245 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Mahkemece 25.11.2021 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilip, müştekiye davetiye tebliğ edilerek sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediğini mahkemeye yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi gerektiğinin ihtar olunmasına, duruşma açılmasına yer olmadığına karar verildiği, mahkeme kararında belirtilen ihtarın müştekiye 10.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekilinin 10.12.2021 tarihli dilekçesi ile sanıktan şikayetçi olduklarını, basit yargılama usulünü kabul etmediklerini beyan ettikleri nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Kanun yollarına başvurma hakkı’ başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, ‘Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.’ şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki vekilinin Mahkemece yapılan ihtaratlı tebligattan sonra süresinde basit yargılama usulünü kabul etmediklerini ve sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmesi karşısında, karara karşı itiraz hakkı bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251 … maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.

(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
…”
Şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun’un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252 nci maddesininin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları;
“(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.

(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.” şeklinde hükümleri haizdir.

Aynı Kanun’un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268 … maddesinin ilgili bölümleri uyarınca;
“(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) …”

5271 sayılı Kanun’un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ise;
“Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun’a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.”
Şeklindeki düzenleme uyarınca 5271 sayılı Kanun’a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp şikâyetçiye bu durumun ihtar edildiği, ihtara ilişkin tebligatın şikâyetçiye 10.12.2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine aynı gün şikâyetçi vekili tarafından Mahkemeye şikâyetçi olduklarını, sanığın cezalandırılmasını istediklerini bildiren dilekçe sunulduğu, yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verildiği, şikâyetçi vekilinin karara süresinde itirazı üzerine Mahkemece itiraz edenin katılan sıfatı almadığından kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin altıncı fıkrası gereği dosyanın itiraz merciine gönderildiği anlaşılmıştır.

3. 10.12.2021 tarihli dilekçede, sanıktan şikayetçi olduklarını bildirip cezalandırılmasını isteyen şikâyetçi vekilinin bu isteminin davaya katılma talebi niteliğinde bulunduğu, katılma isteği karara bağlanmamış olan şikâyetçi vekilinin itiraz yoluna başvuru hakkı bulunduğu dikkate alınmadan merci tarafından itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/259 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2023 tarihinde karar verildi.