YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4396
KARAR NO : 2023/4589
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
… 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/78 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 28.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/31079 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40776 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40776 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“… 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli kararında anılan Mahkemenin 04.07.2017 tarihli ve 2017/570 Esas, 2017/487 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını açıkladığının anlaşılmasına karşın, sehven devredilen … 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/28 Esas, 2012/777 sayılı kararının açıklandığının yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28.09.2016 tarihli ve 2016/614 Esas, 2016/16488 Karar sayılı ilamında yer alan ”…Kovuşturması şikayete bağlı suçtan tesis edilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün; 5271 sayılı CMK’nin 231/11 maddesindeki koşulların gerçekleşmesi nedeniyle açıklanmak üzere ele alındığı aşamada, katılanın şikayetten vazgeçtiği, hazır bulunan sanık müdafiinin de şikayetten vazgeçmeye bir itirazının bulunmadığı anlaşılmakla, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8 maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin CMK’nin 231/11 maddesi uyarınca önceki hükmün açıklanması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir…’ şeklindeki açıklama nazara alındığında, somut olayda, müşteki …’un 23/03/2022 tarihli dilekçesinde şikâyetinden vazgeçtiğini belirttiği cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sanıktan sorulup, sonucuna göre hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli kararında aynı Mahkemenin 04.07.2017 tarihli ve 2017/570 Esas, 2017/487 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklandığı hâlde … (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.01.2012 tarihli ve 2011/28 Esas, 2012/777 Karar sayılı kararının açıklanması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar” başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası ile altıncı fıkrası;
“(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
…
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
…
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.”
5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, mağdurun 23.03.2022 tarihli dilekçesi ile şikâyetten vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
3. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereği hükümlüden şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/78 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.