YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4407
KARAR NO : 2023/4887
KARAR TARİHİ : 10.07.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
Çarşamba 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/697 Esas, 2021/1521 Karar sayılı kararları ile hükümlü hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 30.09.2021 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/3046 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40721 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40721 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; müşteki sanık hakkında eşine ve iki ayrı çocuğuna karşı yaralama suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında eşine karşı işlediği yaralama suçundan ayrı olarak mahkumiyetine, çocuklarına karşı işlediği yaralama suçundan dolayı ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, anılan Mahkeme kararının gerekçe kısmında da bu şekilde kabulde bulunduğu halde, eşe karşı iki kez mahkumiyetine kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Hüküm Fıkrasının (B) Paragrafında Yer Alan Eşe Karşı Kasten Yaralama Eylemi Yönünden
1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun’un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; “(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2021 tarihli iddianamesi ile eşi Havva ile kızları Özlem ve Merve’yi kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu hükümlünün eşi ve kızlarını yaraladığının sabit görüldüğü hâlde hüküm fıkrasında her bir mağdura yönelik üç ayrı hüküm kurulması yerine eşe karşı kasten yaralama suçundan ayrı ayrı iki hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de hükümlü hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden Mahkemece verilen kararda isabetsizlik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Hüküm Fıkrasının (C) Paragrafında Yer Alan Eşe Karşı Kasten Yaralama Eylemi Yönünden
Hükümlü hakkında kamu davasına konu edilen alt soya karşı kasten yaralama eylemi bakımından zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmekle Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2021 tarihli iddianamesi ile eşi Havva ile kızları Özlem ve Merve’yi kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu hükümlünün alt soya karşı kasten yaralama eyleminden hangi mağdura yönelik olduğu da belirtilmek suretiyle hüküm kurulması yerine eşe karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi kısmen yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Hüküm Fıkrasının (B) Paragrafında Yer Alan Eşe Karşı Kasten Yaralama Eylemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hüküm Fıkrasının (C) Paragrafında Yer Alan Eşe Karşı Kasten Yaralama Eylemi Yönünden
1. Gerekçe bölümünde yer alan (B) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü … hakkında hüküm fıkrasının (C) paragrafında yer alan eşe karşı kasten yaralama suçundan verilen Çarşamba 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/697 Esas, 2021/1521 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2023 tarihinde karar verildi.