Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/454 E. 2023/4456 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/454
KARAR NO : 2023/4456
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2021/358 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/148 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/148 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2021/3547 Esas, 2021/3256 Karar sayılı kararı ile mağdurun geçici ve kesin raporları ile tüm tedavi evrakları Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu’na gönderilerek, mağdurdaki her bir yaranın niteliği ve yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de, temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 2 yıl 1ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kast unsuru bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi uyarınca meşru savunmada sınırın aşıldığına, eylemin taksirle işlendiğine, vesaire ilişkindir.

2. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun kardeş oldukları, ailevi sorunlar yaşadıkları, olay tarihinden 2 gün önce sanık ile mağdurun tartıştığı, ablasının bu tartışmada sanığa “sen şerefsizsin” şeklinde hakaret ettiği, daha sonra mağdurun annesini de alarak o gece teyzesinin evine gittiği, olay tarihinde mağdur ile annesinin özel eşyalarını almak için sanık ile birlikte yaşadıkları eve geldikleri, sanığın da o sırada evde olduğu, mağdur ile annesinin eşyalarını topladıkları ve tam evden çıkacakları sırada sanığın yanlarına geldiği ve yine ablası olan mağdurla tartışmaya başladıkları, mağdurun kardeşi olan sanığa “erkeksen gider askerliğini yaparsın, çalışmıyorsun, şerefsizsin, ailemizin yüz karasısın” gibi sanığın … ve şerefine yönelik ağır sözler söylediği, ardından mağdurun polisi arayacağını söyleyerek annesi ile birlikte dışarıya çıktığı, bir süre sonra sanığın da annesi ile ablasının arkasından dışarıya çıktığı, mağdurun kardeşi olan sanığa yönelik ağır sözlerine binanın önünde de devam ettiği, sanığın her zaman üzerinde taşıdığı bıçakla mağduru biri batında olmak üzere toplam beş bıçak darbesi ile yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın ikrar içeren savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, kolluk güçleri tarafından düzenlenen suç tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, soruşturma aşamasındaki ifadelere ve kolluk güçleri tarafından düzenlenen tutanağa göre, meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Dosya içeriğine ve olay olgular kısmında belirtilen delillere göre, sanığın olay günü öncesinde ve olay günü ailevi problemleri nedeniyle kendisine hakaret eden ablası ile evde tartıştığı, devamında dışarı çıkan ablasının peşinden sokağa inerek, evden yaklaşık 10 metre uzaklaşmış bulunan ablasının yanına gidip bıçaklamaya başladığı, 19.02.2016 tarihli tutanağa göre, olay yerinde çığlıkları duyan polis ekiplerinin mağdurun üzerinde bulunan sanığı ayırmaya çalışan şahısları ve sanığın mağduru bıçakladığını görmeleri üzerine kollarından tutmak suretiyle zor kullanarak etkisiz hale getirdikleri ve bıçağı bırakmamak için direnen sanığın bileğinden tutarak bıçağı düşürmesini sağlayarak olay yerine ambulans çağırdıkları, sanığın eylemi neticesinde mağdurun 5 adet bıçak darbesiyle yaşamsal tehlike geçirecek nitelikte yaralandığı, batın bölgesinde tanımlanan yaralanmanın, batın boşluğuna girerek karaciğerde ve pankreas başında laserasyon oluşturduğu olayda; suçta kullanılan araç, mağdurun vücudundaki isabet yerleri ve sayısı, mağdurda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, sanığın eylem sırasında sergilediği tutum ve davranışlar, engel nedenin varlığı dikkate alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, kardeşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Mağdur …’dan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız sözlerin hakaretten ibaret olması karşısında, verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 2/4 ile 3/4 oranları arasında indirim öngören 29 uncu maddesi gereğince asgari oranda (1/4) bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Sanık hakkında kazanılmış hak gereğince infaz edilecek sonuç ceza miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine aynı Kanun’un 321 … maddesinin hükümde gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere suçun niteliğinin yanılgılı belirlenmesi ve haksız tahrik indirim oranına göre sanığa eksik ceza tayini nedenleriyle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/358 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma öncesi kurulan 27.05.2016 tarihli hükmün aleyhe temyiz edilmemesi karşısında 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.