YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/460
KARAR NO : 2023/1791
KARAR TARİHİ : 07.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Erciş İnfaz Hâkimliğinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/363 Karar sayılı içtima kararı ile 4 yıl 12 ay hapis cezasına hükümlü …’in bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin … İnfaz Hâkimliğinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/5581 Esas, 2021/5638 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar
verilmesine yönelik Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilebileceği, hükümlü hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığı, açık ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesinin ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle reddi ile hükümlü hakkında devam etmekte olan denetimli serbestlik tedbirinin aynen devamına dair Erciş İnfaz Hâkimliğinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/145 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2022/195 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 94660652-105-65-11738-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/140971 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/140971 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasında “(Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir” şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında … İnfaz Hâkimliğinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/5581 Esas, 2021/5638 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 05.12.2021 tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olarak Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2022 tarihli ve 2021/4474 soruşturma, 2022/81 Esas, 2022/74 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/26 esasına kayden devam ettiği,
Hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilebileceği, hakkında verilen kesin bir hüküm bulunmadığından bahisle Erciş İnfaz Hâkimliğinin 28.01.2022 tarihli kararıyla talebin reddedilerek hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin aynen devamına hükmedildiğinin, anılan karara karşı yapılan itirazın ise reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince denetimli serbestlik
tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olan hükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi hususunda İnfaz Hâkimliklerine takdir hakkı tanındığı, ancak
aynı fıkranın ikinci cümlesinde ise “…kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir” düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda, Erciş İnfaz Hâkimliğince bahsi geçen ikinci cümlede yer alan açıklamalar gerekçe gösterilmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, anılan cümlenin gerekçe olarak gösterilmesinin ilk cümlede yer alan düzenlemenin uygulanma ihtimalini ortadan kaldıracağı nazara alındığında, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin birinci cümlesinin işlevselliğinin bertaraf edilmemesi gerektiği gözetilerek, Erciş İnfaz Hâkimliğinin 28.01.2022 tarihli kararında yer alan gerekçe ile talebin reddine karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası;
“(7) (Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Somut olayda hükümlünün 4 yıl 12 ay hapis cezasının infazı için 06.10.2021 tarihinde cezaevine alındığı, Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 12.10.2021 tarihli ve 2020/471 sayılı
müddetnameye göre şartla tahliye tarihinin 10.01.2023, bihakkın tahliye tarihinin ise 04.03.2025 olarak belirlendiği, hükümlünün talebi üzerine 02.12.2021 tarihli İnfaz Hakimliği kararı ile hakında şartla tahliye tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği sırada 05.12.2021 tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istemi ile 13.01.2022 tarihinde Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, hükümlü hakkında dava açıldığını öğrenen yetkili ve görevli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonu’nun kararınıda ekleyerek hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun cezasının alt sınırının bir yıldan fazla olması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi için dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderdiği anlaşılmaktadır.
4. Kanun da yer alan “….denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.” ibaresi İnfaz Hakimliğine açık ceza infaz kurumuna gönderip göndermeme konusunda takdir hakkı tanındığını göstermekte ise de, İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda yasa gereği tanınan takdir hakkını kullanırken, takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe göstermesi gerekmektedir.
5. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasınının ikinci cümlesinde yer alan kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hakimliği tarafından karar verileceğinin burada takdir hakkının bulunmadığı açıkca düzenlenmiştir.
6. Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, hükümlü hakkında kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde ne şekilde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme gerekçe olarak gösterilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Erciş Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.02.2022 tarihli ve 2022/195 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2023 tarihinde karar verildi.