YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4643
KARAR NO : 2023/4832
KARAR TARİHİ : 07.07.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
… F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan …’un, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 23.11.2022 tarihli ve 2022/2800 sayılı sohbet faaliyetlerinin üç kişi ile sınırlandırılmasına dair kararına yönelik şikayetin reddine dair … İnfaz Hakimliğinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/5977 Esas, 2022/6076 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve kararın kaldırılmasına ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/1539 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.04.2023 tarihli ve 94660652-105-71-2074-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma
istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/46373 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/46373 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 74 üncü maddesinde; “(1) Hükümlülerin yerleştirildikleri kurum veya bölümlerde bireyselleştirmeyi mümkün kılacak sayıda bulundurulmalarına özen gösterilir, (2) İyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre değişik güvenlik tedbirlerine yer verilir, (3) Tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlüler, bireyselleştirilmeleri için yapılacak çalışmalarda on kişiyi aşacak biçimde gruplandırılamaz”, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 22.01.2007 tarihli ve 45/1 sayılı Genelgesinin “ortak etkinlikler” bölümünün 13 üncü maddesinde “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” hükümlerinin yer aldığı gibi, hükümlülerin ve tutukluların “sosyal faaliyetler çerçevesinde” bir araya getirilebileceğinin belirtildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 12.07.2007 tarihli, 2007/930 Esas, 2007/919 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi terör ve organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında örgütsel bağların devam ettirilmesinin engellenmesi bakımından idarenin bir kısım tedbirler almasının kurum içi disiplinin sağlanması için gerekli olması karşısında itirazın reddi yerine yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde,
2- Kabule göre de;
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun atıfta bulunduğu 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulanması gereken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.” şeklindeki hükme aykırı olarak, itiraz konusunda bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin itiraz konusu kararının kaldırılması ile yetinilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini
içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyelerinin bulunduğu yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında örgütsel bağların devam ettirilmesinin engellenmesi bakımından idarenin bir kısım tedbirler almasının kurum içi disiplinin sağlanması için gerekli olması, somut olayda da hükümlü ve tutukluların sohbet faaliyetlerine getirilen kişi sayısı sınırlamasının alınma gerekçesinin “özellikle terör ve çıkar amaçlı suç örgütü mensubu hükümlü ve tutukluların sohbet faaliyetleri esnasında grublaşmaya gittikleri, organize oldukları, burada aldıkları ortak kararlar doğrultusunda slogan atma, kapıya vurma, açlık grevi eylemleri, görevli memurların rehin alınması, memur, hükümlü ve tutuklulara karşı fiziki saldırı, yaralama eylemlerinin arttığı gözlemlendiğinden, kurum güvenliği ile hükümlü ve tutukluların güvenliğinin sağlanması açısından” olarak gösterilmesi, 5275 sayılı Kanun’un 74 ncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlüler, bireyselleştirilmeleri için yapılacak çalışmalarda on kişiyi aşacak biçimde gruplandırılamaz” ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 22.01.2007 tarihli ve 45/1 sayılı Genelgesinin “ortak etkinlikler” bölümünün 13 üncü maddesinde yer alan “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir.” şeklindeki düzenlemelerde azami bir araya getirilecek hükümlü ve tutuklu sayısının gösterilmesine rağmen, “Genelgede 10 kişiyi aşmayacak şekilde grubların oluşturulabileceğinden bahsedilmiş ise de İdare ve Gözlem Kurulu tarafından bunun 3 kişi ile sınırlandırılmasının genelgenin amacına uygun olmadığı, idare tarafından daha fazla sayıda mahkum gerekli tedbirler alındıktan sonra bir araya getirilmesinin mümkün olduğu,” gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmesi ayrıca itirazın kabulüne karar verilmesine rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 … maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ” İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.” hükmüne aykırı olarak itiraz konusu hakkında karar verilmemesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1539 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.07.2023 tarihinde karar verildi.