Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4645 E. 2023/4896 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4645
KARAR NO : 2023/4896
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten yaralama

Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/50 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 09.03.2022 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 2022/18359 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46392 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46392 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan yaralama suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 26.09.2008 tarihinden, hükmün açıklandığı 09.03.2022 tarihine kadar geçen 13 yıl 5 ay 11 günlük süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.11.2008 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24.09.2011 tarihi arasında geçen 2 yıl 10 ay 11 günlük durma süresi çıkarıldığında, bakiye kalan 10 yıl 7 aylık sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı; yine suçun işlendiği 09.06.2006 tarihinden kararın verildiği 09.03.2022 tarihine kadar geçen süreden durma süresi mahsup edildiğinde geriye kalan 12 yıl 11 aylık sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Hükümlünün mağdur ile aralarındaki tartışmada silahtan sayılan cisimle vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”

4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeyi haizdir.

5. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

6. Hükümlünün atılı suçu 09.06.2006 tarihinde işlediği, 26.09.2008 tarihinde savunmasının alındığı, aynı tarihte verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 12.11.2008 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 24.09.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 12.11.2008 ilâ 24.09.2011 tarihleri arasında 2 yıl 10 ay 12 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 24.09.2011 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 26.09.2008 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 09.03.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 08.08.2019 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/50 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.