Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/475 E. 2023/298 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/475
KARAR NO : 2023/298
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
KARAR : Mahkûmiyet

… 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2011 tarihli ve 2010/376 Esas, 2011/424 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ertelenmesine ilişkin kararın, temyiz edilmeksizin 29.09.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.11.2022 tarihli ve 2022/21694 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151142 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151142 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Dosya kapsamına göre; sanığın, kardeşi olan müşteki …’yı aralarında çıkan tartışma sonucu kasten yaraladığının iddia ve kabul edildiği olayda, müştekide oluşan yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Kadıköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23.01.2009 tarihli ve 2009/252 sayılı raporda, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu bildirilmiş ise de, anılan Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.01.2010 tarihli raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin ve müştekide kemik kırığı mevcut olduğunun bildirildiği, bu itibarla söz konusu iki rapor arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, çelişkinin giderilmesini sağlamak amacıyla müştekinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki sağlanarak somut olaya ilişkin yeni bir rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de, sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesi gereğince temel ceza olarak belirlenen 1 yıl hapis cezası üzerinden, anılan Kanun’un 87/3. maddesi gereğince 1/12 oranında artırım yapılması sonucu tayin edilen 1 yıl 1 ay hapis cezası yerine, öncelikle aynı Kanun’un 86/3-a maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesi gereğince 1/12 oranında artırım yapılmak suretiyle 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilip, bu ceza üzerinden anılan Kanun’un 62. maddesi uyarınca yapılan 1/6 indirim neticesinde sonuç ceza olan 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezasının tayin edilmesi gerekirken, temel ceza olarak belirlenen 1 yıl hapis cezası üzerinden önce 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesi gereğince 1/12 oranında artırım yapılıp, devamında anılan Kanun’un 86/3-e ve 62. maddelerinin uygulanmasında,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Olay günü kardeşi olan mağdur ile tartışması sırasında mağdura vurarak onu yaralayan hükümlünün eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek Mahkemece bu şekilde uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Hükümlünün eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Kadıköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 23.01.2009 tarihli; “Acıbadem hastanesinin 18/12/2008-8285 tarih-sayılı raporunun tetkikinde:
Sağ el 5. Parmakta palpasyonla …, sağ toraks arkada yaklaşık 2×2 cm dermal abrazyon, palpasyonla hassasiyet, omuzlarda hassasiyet mevcut olduğu kayıtlı olmakla”
Şeklinde tespitlere yer verilmesini müteakip;
“Mevcut rapor bulgularına nazaran, yaralanmasının:
1) Kişinin YAŞAMINI TEHLİKEYE SOKMADIĞI,
2) Kişi üzerindeki etkisinin, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde HAFİF OLDUĞU”,
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Kadıköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 12.01.2010 tarihli; “Acıbadem hastanesinin 18/12/2008-30104733 tarih-sayılı hasta dosyasının tetkikinde: 5. parmak proksimal falanksta nondeplase eklem hattına uzanan longitudinal kırık mevcut olduğu kayıtlı olmakla”
Şeklinde tespitlere yer verilmesini müteakip;
“Mevcut rapor bulgularına nazaran, yaralanmasının,
1) Kişinin YAŞAMINI TEHLİKEYE SOKMADIĞI,
2) Kişi üzerindeki etkisinin, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde HAFİF OLMADIĞI,
3) Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını HAFİF (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu”
Görüşlerini içerir ve birbiriyle çelişik nitelikte bulunan adlî muayene raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve mağdurun yaralanmasının niteliğinin belirlenmesi için Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi’nden adlî rapor alınması gerektiği anlaşılmıştır.

3. Bununla birlikte 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenen temel cezadan önce aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, sonra aynı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği artırım yapılması suretiyle hükümlünün cezasının belirlenmesi gerektiği belirlenmiştir. Mahkemece, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenen temel cezadan önce aynı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği artırım yapılmasını müteakip aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği artırım yapılarak hatalı uygulama ile cezanın belirlendiği tespit edilmiştir.

4. Hükümlünün adlî muayene raporları arasındaki çelişki giderilmeden mahkûmiyet hükmü verilmesi ve cezanın belirlenmesi sırasında hatalı uygulama yapılması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2011 tarihli ve 2010/376 Esas, 2011/424 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkının korunması suretiyle gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.