Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4808 E. 2023/4543 K. 23.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4808
KARAR NO : 2023/4543
KARAR TARİHİ : 23.06.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme|, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından … 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan …’ın 25.07.2022 tarihinde kapalı görüşünü yapamadığı haftalarda 10’ar dakika fazla sesli görüşme yapma talebinde bulunması üzerine, kurumda görüntülü görüşme altyapısı bulunmadığından hükümlünün talebinin uygun görülmediğine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne ait 26.07.2022 tarihli ve 2022/10884 sayılı yazı ile uygulanan karara karşı yapılan şikâyetin reddine dair … 3. İnfaz
Hâkimliğinin 28.07.2022 tarihli ve 2022/11239 Esas, 2022/11236 Karar sayılı kararına karşı hükümlü tarafından yapılan itirazın kabulü ile bahse konu kurumda sesli görüşme talebi için kurum koşullarının uygun olduğu gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına yönelik merci … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.08.2022 tarihli ve 2022/2417 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-35-27250-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve 2023/52504 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve 2023/52504 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.” ve anılan Yönetmeliğin 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır: …f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir. g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir. Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir.” şeklindeki düzenlemelere nazaran,
Her ne kadar … 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hükümlünün görüntülü görüşme talebinde bulunmadığı, sesli görüşme talebinde bulunduğu ve kurum koşullarının sesli görüşme talebi için uygun olduğu, Yönetmeliğin “74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine atıf yapılarak, hükümlülere bu
hakkın tanındığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan Yönetmeliğin 74 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde görüntülü görüşme alt yapısı bulunmayan kurumlarda telefonla görüşünün hangi usule göre yapılacağının düzenlendiği, 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise görüntülü görüşme alt yapısının kurulu olduğu yerlerde hangi usule göre görüşmelerin yapılacağının düzenlendiği, Yönetmelikte görüntülü görüşme alt yapısının mevcut olmadığı kurumlar için ziyaret hakkı yerine telefonla sesli görüşme hakkının öngörülmediği, dolayısıyla burada bilinçli bir tercih
yapıldığı, mevzuatta kıyasen doldurulacak bir boşluk olmadığı anlaşıldığından, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumunda görüntülü görüşme alt yapısı bulunmadığından telefonla görüşme hakkı ile ilgili olarak yapılacak uygulamada Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinin uygulanması gerektiği, aynı maddenin ikinci fıkra (g) bendi hükmünün sadece görüntülü görüşme alt yapısı bulunan ceza infaz kurumunda kalan hükümlüler hakkında uygulanabileceği, yönetmelikte görüntülü görüşme alt yapısının mevcut olmadığı kurumlar için ziyaret hakkı yerine telefonla sesli görüşme hakkının kullandırılması gibi bir düzenlemeye yer verilmediği gözetilmeksizin itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
. … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.08.2022 tarihli ve 2022/2417 sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.06.2023 tarihinde karar verildi.