YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/515
KARAR NO : 2023/3116
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli, 2012/127 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesi delaleti ile 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında ayrı ayrı 8’er yıl 4’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli, 2012/127 Esas, 2014/156 Karar sayılı Kararının o yer Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili ve sanıklar müdafilerince temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2016/4626 Esas, 2018/232 Karar sayılı ilâmıyla;
”Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; aynı suçların şerikleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklar … ve …’nın savunmalarının ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafiler tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38 … maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 152. maddelerine aykırı davranılması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarih, 2018/52 Esas, 2018/222 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesi delaleti ile 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında ayrı ayrı 8’er yıl 4’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarih, 2018/52 Esas, 2018/222 Karar sayılı Kararının sanıklar müdafileri ve katılan vekilince temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/2129 Esas, 2019/3607 Karar sayılı ilâmıyla;
a) Sanık … ve …’nın fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurarak katılan …’a karşı ateşli silahla gerçekleştirdikleri kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle olaydan yaralı olarak kurtulan katılan …’ın yaralanması hakkında düzenlenen Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine ait 20.03.2014 tarihli raporda, yaralanmanın katılan …’ın duyu ve organlarından birinin işlevinin azalmasına neden olduğunun bildirilmesi karşısında, sanıklar hakkında kurulan temel hapis cezasından teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi uyarınca indirim yapılırken, katılanda meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken alt sınıra yakın bir cezaya hükmedilmesi suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
b) Sanık …’nın diğer sanık …’nın kullanımında bulunan traktörün üzerinde elindeki tüfekle katılan …’a yaklaşarak ateş etmek suretiyle gerçekleştirdiği öldürmeye teşebbüs eyleminde, sanık …’nın o an için orada bulunan hayvana da ani ve doğrudan kast ile ateş etmek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği gözetilmeden cezasında olası kast nedeniyle indirime gidilmesi suretiyle eksik ceza tayini, yine sanık …’nin ani kastla işlediği bu suça iştirak iradesi ispatlanamayan sanık … hakkında beraat kararına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Sanıklar … ve … ‘nın birlikte suç işleme iradelerinin katılan …’ı öldürmeye yönelik eylemlerine mahsus olduğu, sanıklar … ve …’nın aralarında herhangi bir çekişme bulunmayan müşteki …’u yaralama konusunda irade birliklerinin bulunmadığı, bu nedenle olası kast ile yaralandığı anlaşılan …’a yönelik eylemden olayda tabanca kullandığı sabit olmayan sanık …’nın sorumlu tutulamayacağı, yine kullandığı iddia edilen tabanca ve buna ait kovanlar elde edilemeyen sanık …’nın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunu gerçekleştirdiğine dair maddi hiç bir kesin delilin dosya içerisinde bulunmadığı gözetilerek sanık … hakkında her iki suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi ,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarih, 2019/188 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesi delaleti ile 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında ayrı ayrı 11’er yıl 8’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarih, 2019/188 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararının sanıklar müdafilerince temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/175 Esas, 2022/2219 Karar sayılı ilâmıyla; “9 yıldan 15 yıla” kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında, TCK’nin 61. maddesinde yer alan ölçütlerden meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi uyarınca makul cezalar tayini yerine, yazılı şekilde üst sınıra yakın biçimde 14 yıl hapis cezalarına hükmedilmesi suretiyle sanıklara fazla cezalar tayini,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli, 2022/143 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 Sayılı Kanun’un 81 … maddesi, 35 … maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi kapsamında ayrı ayrı 10’ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri; öldürme kastı ve öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, iştirak iradesinin bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, fazla ceza tayinine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ve gönüllü vazgeçme koşullarının varlığına ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemleri; sübuta, beraat kararı verilmesi gerektiğine, öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunmanın ve haksız tahrikin varlığına, fazla ceza tayinine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Katılan … ile sanıklar … ve … arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, suç tarihinde sanıkların …’nın sevk ve idaresindeki traktörle hayvan otlatmakta olan katılana, 20-30 metre kadar yaklaşarak av tüfeği ile birden çok kez ateş ettikleri, bu ateş neticesinde zikzak çizmek suretiyle olay yerinden kaçarak uzaklaşan katılan …’ün vücudunun çeşitli yerlerinden Meram Tıp Fakültesince tanzim olunan 24.05.2013 tarihli ve 20.03.2014 tarihli kati raporlara göre ”basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek vücuduna acı veren veya sağlığını ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak şekilde” yaralandığı, kaçış noktasındaki temyiz dışı Müslüm’ün de aynı ateş neticesinde yaralandığının tespit edildiği, katılan …’ün olay anında evde bulunan oğlu temyiz dışı sanık …’in, silah seslerini işiterek babasına ateş edildiğini fark etmesi üzerine ikametteki av tüfeği ile sanıklara doğru ateş edip sanık …’nin ”basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek vücuduna acı veren veya sağlığını ve algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak şekilde” yaralanmasına neden olduğu, sanık …’nin yaralanmasından sonra sanıkların ateş etmeyi bırakarak geldikleri traktör ile olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, Meram Tıp Fakültesince tanzim olunan 24.05.2013 tarihli ve 20.03.2014 tarihli adli tıp raporları, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22.10.2012 tarihli ve 13.11.2012 tarihli uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin 22.08.2012 tarihli raporu, sanıklara ait güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar Müdafilerinin Sübuta, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Öldürme Kastı ve Öldürmeyi Gerektirecek Husumet Bulunmadığına, Haksız Tahrik ve Gönüllü Vazgeçme Şartlarının Varlığına, Delillerin Hatalı Değerlendirildiğine, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin İhlal Edildiğine, Fazla Ceza Tayinine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında sanıkların silahsız katılana etkili
mesafeden tüfekle ateş etme eyleminin niteliği gözetildiğinde somut olayda meşru savunmanın savunma ve saldırıya ilişkin şartların sağlanmadığı, sanıkların, suçun icra hareketlerini tamamladıktan sonra, netice meydana gelmeden evvel iradi olarak aktif davranışlar ve çabasının bulunmadığından gönüllü vazgeçme koşullarının oluşmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/143 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii temyiz istemlerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.