Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5185 E. 2023/6023 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5185
KARAR NO : 2023/6023
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/404 E., 2021/221 K.
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bozma üzerine verilen … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/404 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 10.06.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/18391 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57497 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57497 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceden verilmiş sonuç ceza olan 60,00 Türk lirası adlî para cezasından farklı olarak 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası belirlenmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. İnceleme konusu dava dosyasında hükümlü hakkındaki hukuki süreç şu şekildedir:
a) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2009 tarihli ve 2009/278 Esas, 2009/348 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/355 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, “silahla yaralamaya teşebbüs suçundan verilen 60,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına”,
c) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/355 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/6207 Esas, 2020/10773 Karar sayılı kararıyla; “Denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinin ihbarı ile duruşma açılarak yalnızca ‘hükmün açıklanmasına’ şeklinde karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nin 230, 231/11 ve 232/6. fıkraları uyarınca, denetime elverişli ve infazı mümkün yeni bir hüküm kurulması gerekirken, açıklanması geri bırakılan hükmün neden açıklandığına ilişkin gerekçe ve

açıklanan hüküm karar yerinde gösterilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına,

d) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/404 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. (2-b) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen karar ile hükümlünün neticeten 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkının, dikkate alınması gerektiği belirlenmiştir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde (2-d) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen karar ile önceki kararın, aleyhe sonuç doğuracak şekilde değiştirildiği, bu şekilde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının ihlâl edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği hükümlünün kazanılmış hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin değişik gerekçeyle KABULÜNE,

2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/404 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından teşebbüs indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası gereği (1/2) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunması suretiyle 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.