YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5427
KARAR NO : 2023/5787
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/2403 E., 2011/1887 K.
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
… (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.12.2011 tarihli ve 2010/2403 Esas, 2011/1887 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun’u 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 28.02.2012 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25330 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60957 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60957 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan ‘Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır…’ şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz kanun yolu bakımından halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesinin 1. bendinde yer alan, ‘iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler… temyiz olunamaz’ şeklindeki hükmün, Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarihli ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı kararı ile iptal edilerek, kararın 07.10.2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı müteakiben 1 yıl sonra 07.10.2010 tarihinde iptal kararının yürürlüğe girmiş olduğu, bilahare 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde de yer alan, ‘Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.’ şeklindeki düzenleme uyarınca, para cezalarına ilişkin temyiz sınırının yeniden düzenlendiği anlaşılmakla;
Bu duruma göre, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca 01.06.2005 tarihinden itibaren, Anayasa Mahkemesince iptal edildiği 07.10.2010 tarihine kadar yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesinin 1. bendi uyarınca, gerek hapis cezasından çevrilen, gerekse doğrudan verilen iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin temyiz olunamayacağı, kesin nitelikte oldukları,
Anayasa Mahkemesince verilen ve 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren iptal kararından sonra, 6217 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihleri arasında, gerek hapis cezasından çevrilen, gerekse doğrudan verilen miktarı ne olursa olsun, tüm para cezalarının temyiz edilebilir olduğu, kesin nitelikte olmadıkları,
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde gereğince, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere,
sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı, kesin nitelikte oldukları, nazara alındığında;
Somut olayda, … 5. Sulh Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2007 tarihli ve 2007/114 Esas, 2007/452 sayılı kararında sanık hakkında kurulan hükmün doğrudan verilen 400,00 Türk lirası adli para cezası olması ve karar tarihi itibariyle de kesin nitelikte bulunması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilamının da bulunmadığı cihetle; sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin üçüncü fıkrası;
“Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.”
5237 sayılı Kanun’un, Kasten yaralama başlıklı 86 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise;
“Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün tekerrüre esas alınan tehdit suçundan … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.05.2007 tarihli ve 2007/114 Esas, 2007/452 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, kesin nitelikte adlî para cezasına ilişkin olduğu belirlenmiştir.
5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz kanun yolu bakımından halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesinin birinci fıkrasının birinci bendindeki “…iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, …temyiz olunamaz.” şeklindeki ibare gereğince kesin olmaları nedeniyle temyiz yoluna başvurulamayacak hükümlerin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacaklarına ilişkin mezkûr düzenleme uyarınca hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulu oluşmadığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
3. Bununla birlikte, hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.12.2011 tarihli ve 2010/2403 Esas, 2011/1887 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.