Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5459 E. 2023/6956 K. 10.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5459
KARAR NO : 2023/6956
KARAR TARİHİ : 10.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/2525
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in, koğuş kalabalığı nedeniyle başka bir ceza infaz kurumuna nakledilme talebinin reddine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 25.05.2022 tarihli ve 2022/8075 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Karşıyaka 2. İnfaz Hâkimliğinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/2608 Esas, 2022/2604 Karar sayılı kararına karşı … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/2525 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-35-26602-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60868 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60868 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 05.06.2015 tarihli ve 167 nolu Genelgesi’nin “Nakil ile ilgili ortak hükümler” başlıklı 22 nci maddesinde yer alan, “(5) Ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılıkları, Bakanlık tarafından kendi isteği üzerine nakli uygun görülenler hariç, merkez ve bağlı ceza infaz kurum1arının birinden diğerine nakil olmak isteyen hükümlü ve hükümözlülerin taleplerini, kapasitesi, sınıfına uygun bulunması, mevcudu, asayiş durumu, güvenlik, aileye olan yakınlığı ve sosyal çevre gibi hususları göz önüne alarak, bu Genelgede belirtilen esaslar dâhilinde, takdir ederek sonuçlandıracak, bu tür talepleri Bakanlığa göndermeyecektir. Ancak; hükümlülerin diğer ceza infaz kurumlarına nakil talepleri Bakanlık tarafından değerlendirilecektir” şeklindeki düzenlemeye ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4 üncü maddesindeki, “İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır :1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak 4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek 5. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.” ve 6 ncı maddenin birinci fıkrasındaki, “Şikâyet başvurusu, 5 … maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Karşıyaka 2. İnfaz Hâkimliğinin 02.06.2022 tarihli kararıyla, hükümlülerin sağlıksız koşullarda kalmaya zorlanamayacağı, hükümlü ve tutukluların mevcut sayısı fazla koğuşlarda tutulamayacağı gerekçesiyle hükümlünün şikayetinin kabulüne karar verilmesini müteakip, merci tarafından … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de,
Somut olayda, hükümlünün nakil talebinin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğünün 29.04.2022 tarihli ve B.M. 2022/7975 sayılı yazısı ile koğuş kalabalığının geçici olması nedeniyle

reddedildiği, cezalarının infazı için ceza infaz kurumuna getirilen tutuklu/hükümlülerin kuruma kabul işlemlerinin yapıldığı, mevcut şartlara göre değerlendirmeler yapılarak koğuş sayılarında zaman zaman düzenlemelere gidildiği, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülmesi halinde kapasitesi daha düşük kurumlara zaman zaman sevk/nakillerin gerçekleştirildiği, genelge gereği özel sevkleri uygun görülen hükümlülerin nakil olarak gönderildiği, ayrıca denetimli serbestliğe ayrılma, açık infaz kurumuna ayrılma ya da şartla tahliye gibi durumlarda oluşan şartlara göre koğuş mevcut sayılarının düzenlendiği, koğuş sayılarındaki artışın dönemsel olarak oluştuğu anlaşılmakla, Karşıyaka 2. İnfaz Hâkimliğinin 02.06.2022 tarihli kararında yer alan gerekçenin somut olaya uygun düşmediği gibi söz konusu uygulamanın kurumun düzenini bozabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.

2. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.

4. Somut olayda, İnfaz Hakimliğince, hükümlünün koğuş kapasitesi ve nakil istemi ile ilgili olarak cezaevi idaresine yaptığı başvuru üzerine, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “bu aşamada talebi ile ilgili işlem yapılamayacağından reddine” dair verilen kararın iptaline karar verildiği ve İnfaz Hakimliğinin verdiği bu karara karşı Cumhuriyet savcılığınca yapılan itirazın reddine dair itiraz mercii tarafından verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de, kanun yararına bozma isteminin mahkemenin takdirinin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ve gösterilen gerekçeye ilişkin olduğu anlaşılmakla, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.11.2023 tarihinde karar verildi.